"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Muhabbetle…

Gitmek İsteyenlere – 4

eyup10

 

Dedim ya insandan değerli arabaların olduğu bir yer burası… Koca İstanbul… Ahh neyse gel Çınaraltı’na gidelim bir bardak çay biraz börek… Bak o imrenilen boğaz işte burası… Bir çiçeğin renginde güzelliği bulamayanlar buraya muhteşem derler. Bir çay daha söylesek iyi olur, büyük olsun çayımız malum dertlerimiz büyük! Sana hep ne derdin var be kardeşim senin diye soranlara pek cevap vermene gerek yok seni anlamazlar nede olsa senin derdin sana güzel. Güzel demek pek yakışmasa da bu zulme sabredeceğiz. Susacağız ve bekleyeceğiz. Suskun olmak bize çok şey katar emin ol nasıl susar nasıl sessiz kalırım deme en büyük haykırış biz de biliyorsun. Zaman ne güzel geçiyor… Gitmek istiyorsun biliyorum hadi kalk vakit geldi, borcumuzu ödeyelim devam edelim….

Yola Çıkmak

Yolcular-Yol

Günler, aylar, haftalar. Aslında bunların hiçbirine gerek yok. Bir yoldayız ve bu yol bizi nereye götürürse biz oraya gidiyoruz. Yola çıkanlar, yoldan çıkanlar, yoldaki engeller, yolun güzelliği, düz yollar, bayırlar… Bu yola bazıları hayat demiş varsın desinler biz ‘yolumuza bakalım’… Başlamalar bitişler aşklar üzüntüler hepsi bu yolda. Biz aslında yola çıkan yolculardan sadece biriyiz.

Ezan okunuyor birazdan devam edelim.

Evet yolun neresinde kalmıştık?… Yol. Ağlayarak başlayan ve adam olan içinde hüzünle devam eden bir yol bizimkisi. Felsefeye pek girmek istemem ama herkes bir yol seçiyor ve o yoldan gidiyor zaten mevzu yola çıkmak değil, asıl mevzu yoldan çıkmamak. Bir secde ile başlayan yolculuğa çıktığımızda o yolda daim olmaktır esas olan. Gazze gibi. Yolda ölüm. Yolda zulüm. Yolda gözyaşı. Tüm Gazze aynı yolda. Yol terkedildiğinde yola bir şey olmaz ama yolcuların hepsi bir tarafa savrulur bu nedenle Gazze yolu bırakmadı ve zafer inşallah Gazze’nindir.

Vefa Edendi

Un su ister, hamur maya ister, ekmek hamur ister, millet ekmek ister… Mesud huzur ister… Hayat işte. Vefalısı vaaar… Vefasızı var…