"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Uğruna Yazılanlar

SendenKalan ne varsa..

Sevgilim ne zaman buluşacağız…

Hayat uzun mu kısa mı? 90 yaşında ölen uzun mu yaşadı? Uzun yaşamak mı mühim olan… Ya da yaşamak…? Bu yolun uzununu kısasını bilmem ama özleyenler ve ayrılanların ömürleri herkesinden daha uzun… Özlemek insana bir başka boyut açıyor, insanı dolduruyor… Bir bardak çayda, tek başına bir bankta, bir ormanda, bir meydanda fark etmeksizin gözlerini yaşartıp başka bir aleme götürüyor. Özlemek daha doğrusu hasret çekmek insanı yakıyor. Madem özlemek var, o zaman mutlaka buluşacağız umudu ile yaşamak hem güzel hem de kor ateş…

sende kalmış…

Bilmiyorum nerdeyim, ne haldeyim, ben kimim
Ayrılırken kimliğim, adresim sende kalmış.
Tebessümü yüzüme çok görüyor matemim
Güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış.

Akların kaybolduğu, rengin ahenk bulduğu
Toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu
Bir gül için, bülbülün saçlarını yolduğu
Aşkın harman olduğu o mevsim, sende kalmış.

Mühim Değil

Saatle arası pek iyi olmamasına rağmen Ümmet-i Muhammed’e ayıp olmasın diye saatine göz ucuyla usulca bakıvermesiyle yataktan fırlaması bir oluverdi ve ulan tövbe estağfirullah diye söylene söylene giyinip ayakkabılarını ararken arada ağzını bozması onun en kötü huylarından biriydi. Vakit çok kıymetliydi. Karanlıkta, sokakların boş olduğu günün en güzel saatlerinden olan sabah dört buçukta havanında ‘sıcak olacak ama şimdilik biraz soğuk olsun hele’ tadında usul usul yürümeye başladı.