Sevgilim ne zaman buluşacağız…

Hayat uzun mu kısa mı? 90 yaşında ölen uzun mu yaşadı? Uzun yaşamak mı mühim olan… Ya da yaşamak…? Bu yolun uzununu kısasını bilmem ama özleyenler ve ayrılanların ömürleri herkesinden daha uzun… Özlemek insana bir başka boyut açıyor, insanı dolduruyor… Bir bardak çayda, tek başına bir bankta, bir ormanda, bir meydanda fark etmeksizin gözlerini yaşartıp başka bir aleme götürüyor. Özlemek daha doğrusu hasret çekmek insanı yakıyor. Madem özlemek var, o zaman mutlaka buluşacağız umudu ile yaşamak hem güzel hem de kor ateş…

Özlemiyorsan mesela tebessüm edemezsin. Bir şarkıda başın öne eğilmez, bir sözde yüzlerce sayfa mana bulamazsın… Hasretlik yoksa arada, aşkının sevdanın temelleri sağlam atılmamış demektedir. Yanında bile olsa hasret kalamıyor, onu özlemiyorsan bir kaç tuğla eksik kalmış demektir.

Sabah 06:30’da bir şarkıyı dinlemek için yollara koyulamıyor, 2 poğaça 1 bardak çay ve güzel bir nargileyle bu şarkıyı dinlemeden ölüyorsan, bu şarkı gözlerini yaşartmıyor, içini daraltmıyorsa yazık olmuş demektir…

mes’ud.

 

Bir Cevap Yazın