Muhabbet Meclisi – 1

Bitmez dediğimiz geceler, doğmaz dediğimiz ne güneşler doğdu… Bir nefes alıp vermeyi yaşamak sanananların yanında kendimizi ifade etmenin verdiği sıkıntıyla geçen günleri saymaktan matematikten soğuduk. Varlık sebebimizi düşünürken yanımızdaki futbol muhabbetlerine maruz kalarak geldiğimiz ama uğramadığımız dünya hakkında pek derin düşüncelere daldık. Hayat denilen meşgalede tam olarak ne yapmamız gerektiğine dair bir fikrimizin olmadığından kah güldük kah ağladık yeri geldi saçmaladık, aslına bakarsan azizim genellikle saçmaladık. Müzik denilen kutsal kitabenin ne demek olduğundan habersiz, gönül kelimesini lügatına almamış kaba saba insanların yaşadığı yerlerde vakti tüketmenin ötesinde pek bir icraatimiz olamadı maalesef.

Neden gelip, neden gittiğimizi düşüne dururken ölüverdiğimiz bu dünya denilen yerde en kutsal olayın Aşk olduğu kanaatinde hem fikir olduğumuz dostlarımızla içtiğimiz nargilenin tadından fazla bir tat, kendisini aşık diye tanımlayan nice zevk-ü sefa düşkünü kendini bilmezlerin zülmünden de daha fazla zulüm görmedik.

Gözleri kör eden, hesapları kapatan, dedikoduları sonlandırıp hakikatin haykırıldığı o günde İnşallah sevdiklerimizle birlikte güzelce hemhal olur, yine o dumanlı gecelerimize devam ederiz. Bizler bu dünyadan beklentisi yüksek olmayan, gönül kelimesinden başka bir kelimenin varlığına inanmayan, inansa da pek itibar etmeyen, melodilerin kölesi, şiirlerin aşığı, kendini bilmez insanlar olarak bu dünya denen müessese de aradığımızı elbette bulamayacak ve asl olan alemin özlemini iliklerimize kadar hissedecektik. Olsun, insanın özleyeceği bir şeyin olmasından daha değerli bir hadise yoktur bence. Düşünsene be abi özleyemiyorsun yani geçmişinde aşık olmamışsın, sevmemişsin, bilmemişsin, görmemişsin, dokunmamış, koklamamışsın… Olaya böyle bakınca rahmetlinin özlemi de güzel oluyor, alemlerin alemi muhteşem meydanın da… Ha bir de şu var elbette düşünsene özlenmiyorsun! HafazanAllah!

Geçip gittiğimiz, duramadığımız bir atmosferde bu kadar plan yapmanın faydasını göreni görememek insanı üzüyor, söylemek istediğimiz esas mesele bu. Bu nedenle lütfen çok kasmayalım. Şiir okuyalım, sevelim sevilelim… ‘Yunus’ denen yüksek lisans programının birer talebesi olalım inşallah. ‘Aşık Yunus seni ister, lütf etle Cemalin göster, Cemalin gören Aşıklar, Ebedi ölmez Allah’ım’ diyecek ve bu kelimeleri ardı ardına sıralayacak güzellikte yüreği güzel, kapıları açık insanların peşinden gidelim.

Neyse… Dünya işte. Bu kadar.

mes’ud

Bir Cevap Yazın