"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Muhabbetle…

Başını eğme ne olur…

Başını eğme ne olur…
Eğer eğersen başını, hani o nur kıvılcım gözlerini dikersen topraklara işte o vakit başıma çöker sema…
Herşey susar.
Gözlerinden düşen her damla akar yüreğime…
Her damla bir kor gibi geçer damarlarımdan…
Ve öğrendiğin bütün sağlık kurallarını alt üst edersin bir anda…

Küçükken Annem söylemişti ne çabuk unutmuşum “yanarsın yanaşma” demişti…
Yanaştım…
Hatta dahada ileri gittim dokundum!
Dokunduğum yerde dondum!
Donduğumla kaldım!
Ağladım…

utanmaz günler…

Seninle olupta, utanmadan çekip giden günlere kızıyorum! Bir, iki, üç, dört derken 366 gün oldu. Şafak sayan askerler kıvamında geçen bu zaman bakalım daha nelere gebe… Seninle, önüm arkam sağım solum sobe…. Anla işte şımarıyorum zira şımarmak hakkımdır neden dersen şayet şu pişkin pişkin çekip giden 366 gün hayatımdaki en tatlı en acı en umutlu en karamsar en tebessümane en ağlamaklı en şükürde en isyanda en sinirli bir o kadar sakin en tatlı en acı! en sakin en bağırışlı en koşarca en yavaş en hayal en gerçek en çekip giden en hep kalan en duran en akan en susan ve durmadan konuşan 366 günü oldu… 

Sakın onlarla gitme!

Her zamankinden daha kalabalıklar. Kadınlar ve erkekler ve yaşlılar hepsi oradalar ve senin dışarı çıkmanı bekliyorlar. Seni sevmediklerini biliyorsun, hatta nefret ettiklerini. Gülümsemenden nefret ediyorlar, masumiyetinden, iffetli düşlerinden, dua edişinden. Seni onlardan farklı kılan ne varsa nefret ediyorlar. Onlara kaybettiklerini hatırlatıyorsun.

Zihinlerinin bir köşesinde kalan, her an rahatsızlık uyandıran, bir daha asla ulaşamayacakları masumiyetleri hatırlatıyorsun.

Yüzüne baktıklarında kaybettikleri Tanrının nefesini hissediyorlar.

çay karası

Bahar geldi… Caddeler, sokaklar ve tüm alem sen doldu yine… Her yer her köşe başı ve her bakkal rafının çikolata reyonu bir anlam kazandı tekrar… Geldin işte geçen yıl olduğu gibi yine aynı şekilde geldin işte… Hatırlıyorum da ne günlerdi ve ne çabuk geçti zaman… Arkamı dönüp baktığımda öyle dolu öyle cıvıl cıvıl bir zaman geçmiş ki hamd olsun!