Beni de götür…

Ekim 14th, 2020

Nurullah Genç’in ‘Siyah gözlerine beni de götür’ şiirini dinleyince olan oldu.

Karanlık sokaklarda seni arıyorum
Sorsalar adımı inan bilmiyorum
Herkes gidiyor ben kalıyorum
Merhamet sevgilim beni de götür

Geceler sessizdi ufuklar sensiz
Doğmuyor güneşim mabedim sessiz
Nerede bir haber olmuyor sensiz
İnsaf et sevgilim beni de götür

İçimde bir yangın sönmüyor asla
Ne oludu birazcık, az daha kalsa
Gönlünde gül olsam açsam biraz da
Gül bahçelerine beni de götür

Mes’ud

Âdetindir yâ Resûlallah senin!

Ekim 10th, 2020

Eyleyen uşşâk-ı şeydâ dâimâ
Tal’atındır yâ Resûlallah senin
Derd ile âh ettiren subh u mesâ
Hasretindir yâ Resûlallah senin! Okumaya Devam…

Acı

Nisan 27th, 2020

Seneler gelip geçerken, günlerin, saatlerin hatta dakikaların kıymetini bilemedik… Ağladık, güldük, sevindik, üzüldük… Olup biten ne varsa sanki olması gerekmiş gibi hiçe saydık… Yanımda olduğun süre boyunca hep erteledim ne varsa… Yarın dedim, sonra dedim, bakarız dedim. Yarın da olmadı sonra da… Hep kaldı, hep yarım kaldı tüm kalanlar, sendenkalanlar hep içimde bir yara oldu. Okumaya Devam…

Muhabbet Meclisi – 1

Ocak 1st, 2020

Bitmez dediğimiz geceler, doğmaz dediğimiz ne güneşler doğdu… Bir nefes alıp vermeyi yaşamak sanananların yanında kendimizi ifade etmenin verdiği sıkıntıyla geçen günleri saymaktan matematikten soğuduk. Varlık sebebimizi düşünürken yanımızdaki futbol muhabbetlerine maruz kalarak geldiğimiz ama uğramadığımız dünya hakkında pek derin düşüncelere daldık. Hayat denilen meşgalede tam olarak ne yapmamız gerektiğine dair bir fikrimizin olmadığından kah güldük kah ağladık yeri geldi saçmaladık, aslına bakarsan azizim genellikle saçmaladık. Müzik denilen kutsal kitabenin ne demek olduğundan habersiz, gönül kelimesini lügatına almamış kaba saba insanların yaşadığı yerlerde vakti tüketmenin ötesinde pek bir icraatimiz olamadı maalesef. Okumaya Devam…