Kur’an da böyledir!

Temmuz 4th, 2008

kuran__sendenkalannet.jpg

Doktorum bana diyor ki, “Köydeki evine git otur.”
Hastayım… Köye gitsem ağaçtaki meyveden yiyemem, sütünden içip yağından yiyemem. “Hal böyle iken neden gideyim köye doktor bey?” dedim.
“Havası sana çok iyi gelecek!…” dedi. Okumaya devam… »

KImIldanmaya et bir niyet!

Temmuz 1st, 2008

1976 senesinde hacca gidecektim; döviz lazımdı. Bankaya girdim. İlgili memur, döviz olmadığını, bir başka bankadan getirteceğini söyledikten sonra, “Paranızı bırakın, üç saat sonra gelip dövizinizi alın.” dedi. Ben de parayı verdim ve bankadan ayrıldım.

Yolda düşündüm, “Ben ne yaptım! Bu şahıs verdiğim parayı inkâr edebilir. Aksini ispat için elimde bir makbuz veya yazı yok. Bir avuç dolusu parayı hiç tanımadığım bir adama verdim, gidiyorum!” Sonra düşündüm; bankalar hatalı iş yapmaz, çünkü bankalar İTİMAT üzerine kurulmuştur. Rahatladım. Gerçekten de üç saat sonra gelip dövizi aldım. İster istemez şu cümleler ağzımdan çıktı, Okumaya devam… »

Siz aklıma gelen de, düşüp bayulacağum…

Haziran 30th, 2008

ordu-ulubey.jpg

Karadenizi oldum olası severim ne hikmetse… İnternette bol bol fotoğraflarını seyrettiğim bu yer gerçektede rüya gibi hayal gibi bir yermiş. Haftasonu nu Ordu’da Abla (ları) m la geçirdim.

Sevmek diyoruz ya ağızdan çıkıveriyorum seviyorum kelimesi ben orada karşılaştığım sevgi selinden sonra bir daha öyle kolay kolay telaffuz etmem o kelimeyi!

Adeta rüya güzelliğinde geçen 2 günüm masal tadında son buldu… Ordunun o güzel dağları, taşları, ağaçları, suları ve daha nice Hak lütfu… Bir de o güzelliklerin içinde kalbi pırlantadan değerli insanlar la bir olunca o iki gün size iki saniye gibi gelir bir saniye de geçer gider… Okumaya devam… »

Zina

Haziran 21st, 2008

sendenkalan_zina.jpg

Geçip giden zaman görünmez ama hissettirir. Geri dönüp bakıldığında çoğu kez utanç verici olaylar hatra gelir. Utanmak edepden, hayadan, imandandır ama gel gelelim anlık hatalar nedeni ile bir çok kişinin bir ömrü ve Allah bilir Ahireti de harap olur. ” Sinema makinalarını yapanları yaratan Allah şüphesiz bizim hayatımızıda kaydedebilir ve O gün geldiğinde tüm hayatı tüm alemin huzurunda seyrettirir. Ey İnsan! Kendi resminden utanmak istemiyorsan seyredilecek bir hayat yaşa!” ¹ Okumaya devam… »

Safiye’nin yerinde olmak ister miydiniz?

Haziran 20th, 2008

Safiye'nin yerinde olmak ister miydiniz?Safiye Nur’un hikâyesini önceki gün Mehmet Kamış’ın köşesinde okuduk. Safiye’nin yaşadıkları, ‘yeter artık’ noktasına geldiğimizi gösteren son damla olabilir: “Elif Hanım okulun kapısına gelince yıllardır yaptığı gibi kızını sırtına almak ve içeri götürmek için tekerlekli sandalyeye doğru eğildi.

Ancak iki görevli buna engel oldu. ‘Başörtünüz var. Bu yüzden içeri giremezsiniz. Kampüs sınırları dışına çıkmalısınız. Öğrencinin babası burada bekleyebilir.’ dediler. Safiye Nur’u başkaları sınıfa götürdü. Bu hareket Elif Hanım’a kızının rahatsızlığından çok daha ağır ve çok daha yıkıcı geldi. Safiye Nur belki ilk kez, her imtihan öncesi hissettiği annesinin o güven dolu elini hissedemedi.” Bu satırları yüreği burkulmadan okuyabilene insan demekte zorlanırım. Işığı biraz da olayın müsebbiplerinin yüzüne tutmak gerekiyor. Kapıdaki görevliler, ‘biz emir kuluyuz’ havasında incitmeden işlerini yapmaya çalışmış. Asıl emri verenlere birkaç sözümüz ve onlardan bekleyeceğimiz cevaplar olacak. İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak’a açık mektup yazmak istiyorum. Okumaya devam… »