"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Uğruna Yazılanlar

SendenKalan ne varsa..

Bu yol nereye gider?

Öyle hızlı geçiyorki hayatım yanımdan ben bile göremiyorum duran benmiyim hızlı giden omu anlamadım ha la. Pazartesi cuma yı kovalıyor ay güneşi ve her gün bu güneş bir şekilde sensiz doğuyor ve bir şekilde yerini ay a bırakıyor. Bu yol nereye gider dediğim çok oldu ki ha la diyorum.. Bu yol nereye gider? Nereye gidiyorum sensiz ya da sensiz bu yol gidilebilirmi?…

Sanırım Yılmaz hocamız haklı….. Yaşamak hızlı bir ölme biçimidir!

“yol yoluyla gidebilir yare
yoldan çıkabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan önce
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir”

Aşkın aşığı ben.. Aşksız olamıyorum.

Bu gün aşık oluyorum tekrar. Eski günlerde olduğu gibi eşsiz, sade, mesut.. Ne güzel günlerimmiş meğer o günler. Bu durgunluğum bu sarsıntım ondan.. Bu pazar aşık olmayı oynayacağım hayat sahnemde.. Yine sabah erken kalkacak evdekilere kahvaltıyı ben hazırlayacağım, herkes uyurken gözlerini gözlerime alıp sabah yürüyüşü yapacağım mahallemde.. Aşkın o benzersiz huzuru ile çocukların gülüşünü öpeceğim. Yine o günlerde olduğu gibi ekmeği bakkaldan değil dumanı üstünde olsun diye evimizin uzağında ki fırından alacağım. Hiç bir yere çıkmadan evimde senden gelecek mesajı bekleyeceğim yine.. Kitaplar seni aldattığım tek sevgilim olacak sen yokken.. Yine “sen yokken” kelimesini hiç yakıştıramayacağım kendime.. Sen hep var olacaksın yine bende.

Kör bıçağım kimseleri kesemem [ Korhan Çağla yorumu ]

Bu güzel parçayı değerli arkadaşım Korhan Çağla’nın yorumu ile dinlemenin tadı çok başka.. Bu şarkı zaten beni uzun uzun götürürdü ötelere bu yorumla daha bi ayrı duygular içine giriyor insan.. Yazdıklarım herkesde birine aşık olduğum hissini uyandırıyor belki ama şunu söylemeden geçemeyeceğim kimseye aşık değilim. Ben Aşk’a aşığım..

Ya gel Yar’im ol Sev Beni. Ya git El ol unut beni.

Zamanın acımasız akışına dur diyemem kelebek misali yaşıyorum. İçim acıyor gözlerim doluyor bulamıyorum Sen’i. Ellerimdeki bu boşluk dolacak cinsden değil. Artık o içindeki “ben” benmiyim acaba? Yoksa ha la aldanışlardamı gönlün. Canımı acıtıyorsun varlığında şimdi diyeceksinki ne bu sözler? Ben yağmurlar altında ıslanırken yere düşen binlerce yağmur tanesini unutup yalnızca beni düşünen bir sevgili hayali kuruyorum. Her gece yaşadığım o nöbetleri bana unutturacak bu hayatta asl olanın Sevgi olduğunu anlatabileceğim birini düşlüyorum. Morglardaki cesetlere imreniyorum!