"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Uğruna Yazılanlar

SendenKalan ne varsa..

Bu Mektup;

Seni tanıdığım günden beri boğazıma düğümlenen seslerin, kelimelere dökümüdür, uzun süren bir sessizliğin harflere dönüşüdür, hiç bir araya gelmeyen kelimelerin ilk buluşmasıdır… “Artık biliyorum ki mutluluk diye bir şey var” cümlesinin uzatılmış halidir.

Etrafında dolaşırken yeryüzü melekleri, kapıyor insan gözlerini, benim seni ilk gördüğüm anda kapadığım gibi. Fakat yedi kat demir sandıkta aransa da sevgi, bazen bir kelimede bazen bir harfte saklıymış gizi.

Hayatın ışıklı sahnesinde, toz tutmuş kalbimi, bir sözünle, bir kelimenle, bir harfinle tekrar canlandırdın. Bugün, en güneş yüzü görmemiş duygularla, yaklaşmaktan korkan bir ruh haliyle, cesaretin naiflikle değiştirildiği bir psikolojide, sadece geçip gitmek istiyorum hayatından…

Sana her sarıldığımda, yeniden hissediyorum, “artık biliyorum ki mutluluk diye bir şey var”. Bu cümleyi defalarca söyleyebilmek için, senin o ipekten bir köşke benzeyen kalbinde yaşayabilmek için, sana yeniden sarılabilmek için “tüm zamanlardan bağımsız” “bir hayata bedel” an’ları yaşamak için bir kez daha gelebilirim bu dünyaya.

Senin için ölemiyorum bile.. Senin için yaşıyorum!

Çok iyi biliyorum ki ha la yüreğine sahip değilim ha la ondasın… Belkide yaşadıklarımızın tümünü onca yaşadığımız yılın hatrına yaşıyoruz… Aşk! Aşık olmak… Çok iyi anlıyorum seni sevdiğim yüreğinin kafesine sığdırdığın o güzel sevgini belkide sevgini hiç hak etmeyecek birine feda ettin.. Oysa! Oysa senin için gözlerimi bir ömür kapamayı göze alırdım.. Ama kalp bu iki kişilik olmuyor… Girmiş se eğer bi kalbe bir kalp o kalp artık tek kalp oluyor iki kalp tek atar oluyor.. Oysa öyle hissediyorum ki çok farklı atıyor kalplerimiz.. Kalbin ha la onun kalbinde çok iyi biliyorum.. Bundan dır tüm alttan alışlarım tüm göz yumuşlarım .. Yüzümde ilk gülücük olduğun gibi kalbimdede ilk sızısın Meleğim… Gözden akan ilk yaş, dudakda üreyen ilk seviyorum kelimesi ilk aldanışımsın… Geldiğinde baharları beraberinde getiren gittiğinde koca bir kışı bana armağan edensin..

yüzünde açan tebessümdür aslında sevmek..

Uzun gecelerde dinlediğim şarkılarla geçen bomboş sensiz zamanlar.. Seni senle günleri özleyerek sabırla beklenen günleri düşünmek.. Gökyüzünün siyahına dalıp dalıp şarkılar söylemek… Çok da uzağımda değilsin aslında hani bu gecenin üç’ünde çalan bu şarkıyı beraber söyleyebileceğimiz kadar yakınsın bana! Elimi uzatsam değeceğim o pamuk tenine..