"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Uğruna Yazılanlar

SendenKalan ne varsa..

Sonbahar…

Sonbaharı hep sevmişimdir.. Belkide doğum günüm Eylül ayında ondandır.. Yada Sonbaharda öleceğim.. Sonbahar sanki dertlerimle geçmişimle buluştuğum bir mevsim her yer sarı hava soğuk sen yine yoksun.. Sensiz gece olan gündüze düşman ben..

Ölümüne Sevsem Bile, Güle Güle…

“İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.” , der Dostoyevski… Veda acısı , kabuğunu soyar insanın; yıldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer. Birlikteliğin örttüğü tüm kusurları ayrılık sergiler. Bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir. “ÖLENE KADAR” diye söz verilmiştir , ama “ÖLÜM YOLUNDA” başka tercihler belirmiştir. Kararsız prensesin vicdanı azap çekerken yedi cücelerin somurtkanı “AKLINI BAŞINA AL” diye fısıldar kulağına; haytası ise “KALBİNİN SESİNİ DİNLE” diye çekiştirir eteğinden.

Aşk; ‘Kanepenin sağlam tarafını paylaşmak’ değil midir?…

ImageShack

Mut’un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yaşlı bir karı kocayı gördüm.. Baktım bir kanepenin üzerinde oturuyorlar. .. iyice yaklaştığımda tezekten yapılmış evlerinin bahçesinde oturdukları kanepenin bir tarafının tamamen kırık oldugunu, kanepenin sağlam tarafına sıkışarak oturduklarını ve sohbet ettiklerini anladım…