Safiye’nin yerinde olmak ister miydiniz?

Haziran 20th, 2008

Safiye'nin yerinde olmak ister miydiniz?Safiye Nur’un hikâyesini önceki gün Mehmet Kamış’ın köşesinde okuduk. Safiye’nin yaşadıkları, ‘yeter artık’ noktasına geldiğimizi gösteren son damla olabilir: “Elif Hanım okulun kapısına gelince yıllardır yaptığı gibi kızını sırtına almak ve içeri götürmek için tekerlekli sandalyeye doğru eğildi.

Ancak iki görevli buna engel oldu. ‘Başörtünüz var. Bu yüzden içeri giremezsiniz. Kampüs sınırları dışına çıkmalısınız. Öğrencinin babası burada bekleyebilir.’ dediler. Safiye Nur’u başkaları sınıfa götürdü. Bu hareket Elif Hanım’a kızının rahatsızlığından çok daha ağır ve çok daha yıkıcı geldi. Safiye Nur belki ilk kez, her imtihan öncesi hissettiği annesinin o güven dolu elini hissedemedi.” Bu satırları yüreği burkulmadan okuyabilene insan demekte zorlanırım. Işığı biraz da olayın müsebbiplerinin yüzüne tutmak gerekiyor. Kapıdaki görevliler, ‘biz emir kuluyuz’ havasında incitmeden işlerini yapmaya çalışmış. Asıl emri verenlere birkaç sözümüz ve onlardan bekleyeceğimiz cevaplar olacak. İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak’a açık mektup yazmak istiyorum. Okumaya Devam…

İçimden öyle çok seviyorum ki seni..

Haziran 15th, 2008

sendenkalan_buluyorum__.jpg

Seninle adım attığım her yere şimdi iki kere basıyorum..! Bir senin için birde benim.. Yokluğunu telafi ediyorum aklımca.. Aslında hiç olmayışını düşünüyorum sonra.. Sonra gözümün önüne geliyorsun.. Giriyorsun koluma sana İstanbulu gezdiriyorum.. Sahillere gelince o deli rüzgarlar üşütmesin diye seni kendime sarılıyorum.. İçime çekiyorum uzun uzun rüzgarla seni.. Sonra tutuyorum elinden uzun uzun yürüyorum o beykozun bomboş sahillerini.. Yorulduğunu fark ediyorum bi ara bir bankda soluklanıyoruz.. Ellerin başımda.. Gözlerim maviler içinde.. Etraf sessiz, kimsesiz.. Sağıma bakıyorum Yoksun! Soluma bakıyorum Yoksun! Sonra kaldırıyorum başımı gökyüzünün o ağlamaya yüz tutmuş siyahlığında buluyorum seni.. İçimden öyle çok seviyorum ki seni.. Dayanamayıp ağlıyorsun bana! Yüzüme düşen yüzlerce damladan birinin senin olabileceği umudu ile saatlerce ıslanıyorum.. Sonra kesiyorsun ağlamayı.. Başımı eğiyorum önüme.. Bu sefer ben sana ağlıyorum! Ama sen ıslanmıyorsun! Okumaya Devam…

Hekimoğlu İsmail – Eyüp Sultan

Haziran 7th, 2008

hekimoglu___.jpg

Mübarek Eyüp Sultan’ım da çok güzel yaşanmaya değer bir gün daha yaşadım. Hocamız Hekimoğlu İsmail’in Eyüp Sultan’a  geldiğini duyar duymaz hemen tüm tanıdıklarıma haber vermeye başladım tabii veremediklerimde oldu haklarınızı helal edin… Hocamız Cumartesi 16:30 daki programına biraz geç kaldı velakin öyle bir pişmanlık duymuş tuki inanın şaşırdım! Bir gecikmeden ancak bu kadar pişman olabilirdi herhalde insan! Hemen Misali kondurdu sohbetine.. Okumaya Devam…

Hekimoğlu İsmail ile Tefekkür üzerine söyleşi…

Haziran 1st, 2008

hekimoglu_tefekkur.jpg

Tarih Kültür Derneği’nin düzenlemiş olduğu o eşsiz geceyi sizlerle paylaşmak bir borçtur bizlere… Hekimoğlu İsmail’i önceleri romanlar yazan klasik bir yazar olarak tanırdım. İlk okuduğum “Bir deliyle evlendim” kitabını lezzetle ikinci defa okumuş ve bir kaç arkadaşımada hediye etmiştim. O kitabı okurken Hekimoğlu İsmail’i kafamda genç ve sıradan bir yazar olarak canlandırmıştım. Sonrasında “Sibel” adlı kitabını okudum hocamızın ve işte ondan sonra bu yazar hakkında biraz bilgi edinmenin zamanı geldi dedim kendi kendime… Okumaya Devam…