"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Muhabbetle…

Bu yaranın merhemi şudur ki:

 

 Beşinci Vecih

          Mesâil-i imâniyede şüphe sûretinde gelen vesvesedir. Bîçare vesveseli adam, bâzan tahayyülü, taakkul ile iltibas eder. Yani, hayale gelen bir şüpheyi, akla girmiş bir şüphe tevehhüm edip, itikadına halel gelmiş zanneder. Hem, bâzan tevehhüm ettiği bir şüpheyi, imâna zarar veren bir şek zanneder. Hem, bâzan tasavvur ettiği bir şüpheyi, tasdik-i aklîye girmiş bir şüphe zanneder. Hem, bâzan bir emr-i küfrîde tefekkürü, küfür zanneder; yani dalâletin esbâbını anlamak sûretinde kuvve-i müfekkirenin cevelânını ve tetkikatını ve bîtarafâne muhâkemesini, hilâf-ı İmân zanneder. İşte telkinât-ı şeytâniyenin eseri olan şu zanlardan ürkerek, “Eyvah, kalbim bozulmuş, itikadıma halel gelmiş” der. O haller, gâliben ihtiyârsız olduğundan, cüz-i ihtiyârîsiyle ıslah edemediğinden yeise düşer. Bu yaranın merhemi şudur ki:

Siyah Nur!

Akmayan bir mürekkebin derdini bilir misin hiç ? Akmak için çırpınan, bir damla olsun kağıda değmek için yalvaran, Meşk etmek, meşk edipte yükselmek için Sema’ya durmadan Dua eden mürekkebi bilir misin ?

hangisi?

İşte geçen ömür… İşte elimizde kalanlar… Bir köşede ağlayanlar bir köşede zevk-ü sefalar…
İşte yaşadığımız ömür… İçimiz bile parça parça bir yanımız zikir diğer yanımız küfür…
İşte geçip giden zaman… Bunu bile takip edemiyoruz şimdi bir günah biraz sonra namaz anlayana Aşk olsun…
İşte alınması gereken karar… Elimde son damla su kaldı ağacamı vermeli bu suyu yoksa yudum yudum içmeli mi…?