"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ay: Nisan 2008

Simit paraları ile cennet…

Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.

Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:
– Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:
– Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.
– Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?

Kabağın Bir Sahibi Var..

Vaktiyle bir derviş, nefsi ile mücadelenin, bundan sonra her türlü süsten, gösterişten arınarak, varlıktan vazgeçecektir.
Fakat iş yamalı bir hırka giymekle olmamaktadır.Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir…

Saç, sakal, bıyık, ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.

O’nlardan olduğumuzu unutmayalım!

Çocuk!
Bu güzel isimli minik varlıklar öyle güzel öyle saftırlarki gözlerinde dünyaların güzelliklerini, gülüşlerinde kainatın sırlarını saklarlar. Çocuklarımız bizim gayemiz, aslımız, ufkumuzdur. Bu blog da sürekli aşk üzerinde dururum ya benim bir aşkımda vardır ki O’da çocuklara olan aşkımdır.

Mevlam öyle güzel suretlerde yaratıyor ki insanı şaşıp kalmamak, durup şükretmemek imkansız. Çocukların yüzlerindeki o saf, o nadir duruş inanın hiç bir yerde hiç birşeyde yok! Ve inanıyorum ki o güzellik günahsız oluşlarından! Her çocuk bir cennet gülüdür..

Gel gelelim ki bu güller maalesef ülkemizde öylesine yıpratılıyor ki aklımın asla kabul edemeyeceği şeylere şahit oluyorum! Çocukların o parmaklarına dokunmaya kıyamazken onları çöplerde birşeyler ararken buluyorum! Onları ayakkabı boyarken, selpak satarken buluyorum.

Dönmüyor yedi cihan, Esirin olmuş zaman…

Dünyadaki tüm güzelliklerin ötesinde bir güzelliğin vardı gözümde. O yüzündeki ışığı benden başkası  görürmü bilmem ama hiç sönmesin o ışığın.. Aradan o kadar vakit geçmesine rağmen kendimi ha la sana hazırlık yaparken buluyorum çoğu vakit. Hazırlıklarım sana. Sana hazırlanıyorum. Ümidin ile geçen bu yıllara hiç pişman değilim. Neyleyim ki sensiz geçecek ömrü? Ben seninle sevmişim alemi. Seninle açmışım gözlerimi. Günahını bile sevmişim!