"Enter"a basıp içeriğe geçin

Eğer bir gün Peygamber ziyaretimize gelse?

Eğer bir gün peygamber ziyaretimize gelse, yalnızca bir kaç günlüğüne.
Aniden çalsa kapımızı, doğrusu merak ediyorum neler yapacağımızı.
Ama biliyorum böylesi şerefli bir misafire evimizin en güzel odasını açacağımızı.
Yemeklerimizin en iyisini sunacağımızı.
Ve inandırmaya çalışacağımızı,
Onu evimizde görmekten dolayı duyduğumuz hazzı
Ama söyleyin bana,
Peygamberi evinize doğru gelirken gördüğünce, onu kapıda mı karşılayacaksınız.?
Yoksa onu içeriğe davet etmeden önce,
O sabah aldığınız gazeteleri dergileri çabucak toplayıp kanepenin altına mı atacaksınız. ?
Peki, açık mı bırakacaksınız pembe dizi oynayan televizyonunuzu. ?

Kim bilir belki de ağzımızdan hiç çıkmamış olmasını dilerdik,
Gün içinde ediverdiğimiz bir sürü yalanın ve hakaretin.
Peki ya kasetlerimizi, hızlı müziklerimizi, yeni çıkan starların son albümlerini de ortalıktan kaldıracak mıyız bir çırpıda.
Belki de onların yerine raflarda yıllardır boynu bükük bekleyen kitaplarımzdanı serpiştireceğiz ortalığa.
Peki, hemen evimize girmesine izin verecek miyiz,
Yoksa ne olur bir dakika diye yalvararak kapıda hangisini kaldırayım,
Neyi yok edeyim nasıl gizliyiyim diye koşuşturacak mıyız evimizin içinde bin bir telaşla.

Merak ediyorum eğer peygamber bir kaç günlüğüne bizimle birlikte yaşasa
Yapmaya devam eder miyiz her zaman yaptığımız işleri.
Mesela götürebilecek miyiz yanımızda her gittiğimiz mekâna, onu da?
Tanıştırmaktan onur duyacak mıyız, en yakın arkadaşlarımızla?
Şöyle diyelim ya da, o gelince bir kaç günlüğüne değişmeli mi planlarımız ve hayatımız ?
Şimdi söyleyelim birbirimize açık yüreklilikle,
Kalmasını ister miyiz hayatımızın sonuna kadar bizimle?
Yoksa rahat bir nefes mi alırız, ziyareti bitipte çabucak gidiverdiğinde?
Gerçekten bilmek ilginç olabilirdi değil mi?
Eğer bir gün peygamber aniden ziyaretimize gelse, yapacağımız şeyleri?

Gözlerimiz yollarda
Ey sevgili dön artık
Ne olur vuslata anı ne zaman ?

Buram buram gül tütüyor Medinenin kokusu
Ey sevgili dön dön artık

[mp3 autostart=”true” repeat=”true”]http://www.sozlerindili.com/audio/peygamberimizgelse.mp3[/mp3]

Müzik – Şiir: Taha & İbrahim Sadri | Grafik Düzenleme: Mesut ÇELİK

22 Yorum

  1. mrl mrl 11 Ekim 2007

    eski bir şiir olmasına rağmen ilk defa bir sitede rastlamam çok hoşuma gitti. teşekkür ederim bana bukadar lezzettli bir şiiri bir kez daha dinlettiğiniz ve bilmeyenlerede bu şiiri ulaştırdığınız için… tahanın yıldızlarıda al yanına ve ay yüzlüm ezgileride hoştur tavsiye ederim..

  2. mrl mrl 11 Ekim 2007

    sitenizde senai demirciye ait yazıların mevcut olduğunu görünce bende bir tane paylaşmak istedim…

    SEN YAĞMURUN ANNESİ…

    Sen, yağmurun annesi tut ellerinden bütün serinliklerin göğsünde ağırla kalbimizi .
    Boşuna boşuna saatlerin tıkırtısı, senden öncesi yok.Sen gelmediğinde, sabahın güneşten haberi yoktu; ışık yolunu şaşırmış, gölgeler çaresizdi kuytularda.
    Gece yıldızlarla henüz tanışmış değildi; ay yüzünü sakınıyordu buluttan, sessizlik kendine sağırdı.
    Sen olmasaydın, “Sen olmasaydın, sen olmasaydın…” dediğini bile duyamayacaktık Yaradan’ın.Sana minnettarlığımızın doyumsuz lezzeti, senin bize minnetinin eşsiz güzelliği unutuşun çamurunda sahipsiz kalacaktı.Sen olmasaydın, varlık olmayacaktı. Sen olmasaydın varlığın olmayacağını bilenler de olmayacaktı. Her şey gizlice, sessizce, suskunca kendi üstüne kapanacaktı.
    Hece dudağın sıcağına koşmayacaktı. Ses kulağın kıvrımlarına sokulmayacaktı. Yok olacaktı sadece. Karanlık bile karanlıkta kalacaktı. Yüzler yüzlere bakamayacaktı. Gözler kör bile olamayacak, kendi yokluklarının dehşetiyle çirkince ve acıyla oyulacaktı. An olmayacaktı. Gün hiç başlamayacaktı.
    Zaman sensin ey sevgili. Ey geniş zamanların müjdecisi, genişlet göğsümüzü, gülüşünün sıcaklığıyla ısıt ruhumuzu, dar zamanların uçurumlarına savrulmuş sevgilerimizi çoğalt.
    Sen, teselliler tesellisi
    Okşa cümle yetimliklerin sarı saçlarını
    Gözlerinin karasına çal hüzünlerimizi
    Boşuna tabiplerin gayreti; senden gayrısı bize can değil. Sen yoksan, can ile ten küs; kan boş yere kıvranır, sıcak gülüşler boşlukta kalır. Boş yere çırpınır kuşların kanatları; kimse kimseye yâr değil, baş gövdeye ağır, kulak dudağa sağır, söz söze dargın. Sen yoksan, kirli boşluklara düşer ayaklar; yollar hiçbir yere varası değil, duraklar sahipsiz, gölgelikler neşesiz. Katran akar gözlerden; ağlayışlar muhatapsız, hüzünler anlamsız, kaygılar amansız. Senin hüznün olmasa, sen ağlamasan bizim için, “O, seni yetim bulup barındırmadı mı?” diye sorulmayacaktı. Sorulmayacaktı ve tesellimiz hiç olmayacaktı. Şaşıracaktık; yollardan habersiz kalacaktık, yollar yolumuza bakacaktı. “O, seni şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?” diyen Rabbin müjdesini gözlerinin derûnunda bulamayacaktık. Sen teselli olmasan, canımız terk eyleyecekti bizi, göğsümüzde beslediğimiz kuşlar hep aç kalacaktı. Ey tende cânımız, ey vardan öte varımız, ey en büyük kârımız, yaralarımızdan sana doğru güller açsın, acılarımızı yüzünün ışığında sağalt, canlarımızı canânı sevme telaşına kat.

    Sen, sonsuz pınarlar serinliği
    Yetiş cümle dudakların çatlağına
    Temizle sözlerinin tenhasında şu kirlerimizi
    Boşunadır bıçakların kesip biçtiği; sensizlikten başkası koparıp yırtamaz damarlarımızı. Sen olmasan, et kemiğe değmeyecek, can tende kalmayacak, yârân yüz yüze bakamayacaktı. Aşklarımızın hepsi yılışık ve yapışkan şehvetlerin ayakları dibinde ağlayacaktı. Sen ruhumuza nefes olmasan, kalplerimiz hep yetim, akıllarımız hep şaşkın kalacaktı. Kıblemiz olmayacaktı, secdemiz karşılıksız kalacaktı. Yarının korkusuyla çatlayacak, dünün hüznüyle dağılacaktı gönlümüzün billûr kâsesi. Gönlümüze değecek ne bir sevda olacaktı, ne de yağmurun ellerinden tutabilecektik. Yağmurları göğsünde ağırlarken, “yağmurun sözü tazedir!” dedin. Var edenimize verdiğimiz sözün ikliminde gezdirdin bizi. Sen geldin de, ceylanlarla birlikte pınara indik, yaralı yüreğimize kevserin tadını değdirdin. Sen geldin de, kelebeklere eş olup çiçeklerin usâresinden emdik; Yaradan’ın bir çiçeği çok görmediği gibi, sonsuz cenneti de bizden saklamayacağına emin olduk. Biz baharı seninle sevdik; haşrin sabahına ellerine tutunarak vardık. Ey güllerin efendisi, ey hasretlerin dindiricisi, şebnemleri ağırladığı gibi çiçekler seher vakti döktüğümüz gözyaşlarımızı gamzelerinde ağırla.
    Sen, yağmurun dudağından konuşan hatip
    Yüreğimizi avut billûr sesinle
    Gül yüzünde çoğalt söylediklerimizi
    Boşuna mesafelerin bunca uzaması; sen varsın ve kimse uzak değil. Araya girenler, âşıkları ayıranlar, haset edip kıskananlar yorulmasınlar, senin bakışını gözlerimizden kaçırman bize hicran olarak yeter. Sütunlar arkasından bakıp bakıp da, belki gözleri gözlerime değer diye umutlanan Hazreti Vahşi’nin titrek nefesi geziniyor genzimizde. Biz önce kendi ciğerimizi pareledik; kendi yüreğimizi yağmaladık. Hata ettik, ey kalplerin sevinci, ey canların canı, ey varlığın övüncü, yakınlıklarımızı sensiz inşa ettik. Bağışlar mısın bizi?

  3. destan_20 destan_20 12 Ekim 2007

    evet mesut kardeşim yazını içtenlikle tebrik ediyorum umduğum gibi bi yönün cıkyı bi yönün cıkmadı olsun ben sadece bu yazıya şu yorumu yapabilirim..YA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN…!!!

  4. serhan serhan 13 Ekim 2007

    ya mesut abi bu şiiri dinleyince hem duygulandım hemde napıyorum dedim kendinime hayat bu kadar kolay mı diyee bizim hergün şükretmemiz lazım ken napıyoruz ya valla helal olsun bana kendimi hatırlattın…….

  5. merve merve 25 Ekim 2007

    Hazırlayandan da vesile olandan da Allah razı olsun. çok güzel olmuş. Güzel olmasının sebebi birazda güzel bir insandan bahsedilmesidir. güzel gören güzel düşünür güzel düşünen hayatından lezzet alır. lezzetli ve O güzel insana laik bir ümmet olmak dileğiyle.

  6. Anonim Anonim 19 Temmuz 2009

    kusura bakmayın ama ben bu videoyu açamadım

  7. esra esra 19 Temmuz 2009

    s.a bu videoyu açamıyorum .. ve bana alt yazılı olduğu için acele lazım …

  8. anonim anonim 6 Ağustos 2013

    Ama söylenenler çok doğru biz herzaman 2. Kez söylenenleri yapacağız :(

  9. Anonim Anonim 21 Mart 2014

    allah razı olsun

  10. melike melike 21 Mart 2014

    allah razı olsun

  11. İlker İlker 11 Nisan 2014

    Peki çalan ilahiyi kim söylüyor ve ilahinin ismi nedir

  12. İlker İlker 11 Nisan 2014

    hiç bir yerde bulamadım ilahi çok güzel buram buram gül tütüyor

  13. HACER HACER 17 Nisan 2014

    İLAHİ TAHA’NIN GÖZLERİMİZ YOLLARDA İLAHİSİ

  14. zehranur zehranur 22 Nisan 2014

    İlkdefa bu şiiri okudum ve çok beğendim. Allah herkeze okumayı nasip etsin.

  15. zehranur zehranur 23 Nisan 2014

    Eğer birgün peygamberimiz beni ziyarete gelse şiiri çok beğendim ve mrlnin yazdığı yorumda tavanın ay yüzlüm ilahisini dinledim ve çok beğendim.

  16. şeyma şeyma 28 Mayıs 2014

    fon müziğini ne peki

  17. kelebek kelebek 30 Mart 2015

    güzellllllllllllllll

  18. kard.elen kard.elen 29 Nisan 2015

    bunu ablam kutlu doğumda söylemişti çok güzel ben de okuyacam kim yazdıysa eline sağlık

  19. Anonim Anonim 22 Aralık 2015

    Cok thanks

  20. gamze gamze 19 Mart 2016

    15 nisanda okuyacam bu şiiri

  21. Anonim Anonim 4 Kasım 2019

    HARİKA BİR ŞEY BEN BU ŞİİRİ KUTKU DOĞUM HAFTASINDA OKUYACAGIM MEVLİDİ NEBİ ÇOK GÜZEL BİR ŞİİR GERÇEKTEN HERKES OKUSUN BENCE

  22. Meryem idiko Meryem idiko 13 Ağustos 2023

    Ya gerçekten aşırı güzel insanın içini dışına,dışınıda içine gösteren bir şiir ve adamın dediği herşey çok mantıklı resmen adam paygamberimiz geleceği zaman bizi tanıyorda yapacağımız herşeyi biliyor ve yazmışda bence bu çok güzel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir