<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Ya Tevvab&#8230; yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.sendenkalan.net/ya-tevvab/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sendenkalan.net/ya-tevvab/</link>
	<description>SendenKalan Kalan Ne Varsa</description>
	<lastBuildDate>Thu, 05 Jan 2012 15:29:09 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Nursena Güneş</title>
		<link>http://www.sendenkalan.net/ya-tevvab/comment-page-1/#comment-2185</link>
		<dc:creator>Nursena Güneş</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 22:21:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sendenkalan.net/?p=1149#comment-2185</guid>
		<description>vesselam...
site de çok güzel yazıları da müzikleri de...
maşaAllah...
Tevbe... hele ki şu mubarek aylarda...

&quot;göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, 
affet senden habersiz aldığım her nefesten...&quot;
Üstad&#039;ın söylediği gibi...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>vesselam&#8230;<br />
site de çok güzel yazıları da müzikleri de&#8230;<br />
maşaAllah&#8230;<br />
Tevbe&#8230; hele ki şu mubarek aylarda&#8230;</p>
<p>&#8220;göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten,<br />
affet senden habersiz aldığım her nefesten&#8230;&#8221;<br />
Üstad&#8217;ın söylediği gibi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ummglsm</title>
		<link>http://www.sendenkalan.net/ya-tevvab/comment-page-1/#comment-2181</link>
		<dc:creator>ummglsm</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 16:56:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sendenkalan.net/?p=1149#comment-2181</guid>
		<description>ellerim, dilim, gözlerim, bütün azalarım tevbe ederken neden durur şu kalbim, neden durur şu aklım ..............................................................................................haydin tevbe kapılarımız çoktandır aralanmış bizi biz günahkar kulları arınmaya, temizlenmeye, ak, pak olmaya davet ediyor... 
aklanıp  paklanmak vaktidir vakit şafak vaktidir...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ellerim, dilim, gözlerim, bütün azalarım tevbe ederken neden durur şu kalbim, neden durur şu aklım &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.haydin tevbe kapılarımız çoktandır aralanmış bizi biz günahkar kulları arınmaya, temizlenmeye, ak, pak olmaya davet ediyor&#8230;<br />
aklanıp  paklanmak vaktidir vakit şafak vaktidir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Canan</title>
		<link>http://www.sendenkalan.net/ya-tevvab/comment-page-1/#comment-2179</link>
		<dc:creator>Canan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Jul 2009 09:05:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sendenkalan.net/?p=1149#comment-2179</guid>
		<description>Muaz ibn i Cebel, Resulullah(sav) efendimize şöyle sordular;
 &quot;Tevbe-i nasuh nedir ya Resulullah?&quot;
Resulullah efendimiz cevaben; &quot;Tevbe; Allah&#039;a tevbe edenin, tevbe ettikten sonra, sütün memeden
çıktıktan sonra, bir daha ona dönemeyeceği gibi, günahlara dönmemesidir.&quot;

Hz. Mevlânâ beşinci ciltte bu hadis-i şerifi tefsir ederek şöyle buyuruyor:
&quot;Tevbe üç kısımdır. Birincisi, tevbe-i avam. İkincisi tevbe-i havas. Üçüncüsü tevbe-i ehass-ı
havas&#039;dır. Zünnûn hazretleri şöyle buyurdular: &#039;Avamın tevbesi, zulmetten kurtulmak içindir. Havasın
tevbesi, gafletten kurtulmak içindir. Ehass-ı Havas&#039;ın tevbesi ise, herşeyi Allah&#039;tan bilip, her türlü yaptığı şeyden kendini yok saymak ve Allah&#039;ı müşahede etmek içindir.&#039; Zira, ehass-ı havas olan
kimseler, hayratı, hasenatı, ibadetleri ve taâtleri kendilerinden bilmezler. Ve ortada kendilerini
görmezler.

Revim&#039;in dediği gibi; &quot;Asıl tevbe, tevbeden tevbe etmektir.&quot;

İsmail Ankaravî Dede
Minhacü&#039;l Fukara adlı eserden</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Muaz ibn i Cebel, Resulullah(sav) efendimize şöyle sordular;<br />
 &#8220;Tevbe-i nasuh nedir ya Resulullah?&#8221;<br />
Resulullah efendimiz cevaben; &#8220;Tevbe; Allah&#8217;a tevbe edenin, tevbe ettikten sonra, sütün memeden<br />
çıktıktan sonra, bir daha ona dönemeyeceği gibi, günahlara dönmemesidir.&#8221;</p>
<p>Hz. Mevlânâ beşinci ciltte bu hadis-i şerifi tefsir ederek şöyle buyuruyor:<br />
&#8220;Tevbe üç kısımdır. Birincisi, tevbe-i avam. İkincisi tevbe-i havas. Üçüncüsü tevbe-i ehass-ı<br />
havas&#8217;dır. Zünnûn hazretleri şöyle buyurdular: &#8216;Avamın tevbesi, zulmetten kurtulmak içindir. Havasın<br />
tevbesi, gafletten kurtulmak içindir. Ehass-ı Havas&#8217;ın tevbesi ise, herşeyi Allah&#8217;tan bilip, her türlü yaptığı şeyden kendini yok saymak ve Allah&#8217;ı müşahede etmek içindir.&#8217; Zira, ehass-ı havas olan<br />
kimseler, hayratı, hasenatı, ibadetleri ve taâtleri kendilerinden bilmezler. Ve ortada kendilerini<br />
görmezler.</p>
<p>Revim&#8217;in dediği gibi; &#8220;Asıl tevbe, tevbeden tevbe etmektir.&#8221;</p>
<p>İsmail Ankaravî Dede<br />
Minhacü&#8217;l Fukara adlı eserden</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

