Türban…

turban.JPG

Koca bir ülke toplanmış kardeşlerimizin başındaki türbanı konuşuyor. Hiç bir zaman kimseyi kılığı kıyafetinden ötürü ne yadırgadım ne de tepki gösterdim. Herkes inançları doğrultusunda ister açılır ister kapanır. Fakat bu olayın bu denli bloke edilmesi beni gerçekten çok üzüyor. Pırıl pırıl kardeşlerimiz o müntazam istikballerini başörtüleri nedeni ile mecburen köreltiyorlar. Öylede yapmak zorundalar. Çünkü Allah’ın inancı kalplerinde öyle güzel bir yerdeki o başörtüsünü başlarından attıklarında Din lerini de attıklarının çok iyi farkındalar. Fanii bir istikbal için ebedi istikbali asla bertaraf etmek istemediler.

Anlamsız bir tartışma ortamında bırakın Universitelere kardeşlerimizin alınmamasını başları kapalı diye Universitelere Anne’lerimiz alınmıyor. Geçenler de bir haber programında oğlu nun sınava gireceği Universite ye girmek isteyen bir Anne mizi okulun kapısından sokmadılar. Bu beni hayret ler içine düşüren ve asıl istenenin amacına ulaştığı bir tablo nun ne kadar çirkin bir yüzü olduğunu gösterdi. Kardeşler birbirine düşman edildi. Türban lı kardeşlerimiz özgürlüklerinin kısıtlanması nedeni ile diledikleri işde çalışamıyor, okuyamıyor toplumdan bi nebzede olsa dışlanıyor.
Ve bunu hiçmi hiç hak etmiyorlar!

Türban Dinin gereği bir ibadet usülüdür.
Türban Nefsin zinciridir.
Türban Kişisel bir görüştür.
Türban Özgürlüktür.

Görüşleri ifade eden kılık kıyafet değil icraatlerdir. Özgür bir ülke isek hep beraber Özgür olalım.

Mesut ÇELİK

“Türban…” için 6 cevap

  1. Mesut Kemal dedi ki:

    Yanılmıyorsam hz. Ömer demişti.”Ya Rabb, bedenimi öyle büyüt ki cehenemi kaplayayım ve sadece ben yanayım..”

    birkaç sene önce bir kursta bir kız arkadaşımız, gururla okulu nasıl bıraktığını anlatıyordu başörtüsünden dolayı…”yanlış yapmışsın” dediğimde, sözlerimi bitirmeden lafı ağzıma tıkamıştı.neden yanlış yaptığını anlatamamıştım ona..

    kimileri “Ya Rabb, bedenimi öyle büyüt ki cehenemi kaplayayım ve sadece ben yanayım” derken, kimileri “her koyun kendi bacağından asılır” mantığı ile kendini kurtarma çabasında. bugün benim ablam,cehennemde yanmayı göze alarak başını açıp üniversitesini bitirmedikten sonra ,bir sonraki kuşağa hiçbir değişiklik bırakamayacaktır. yıllardan beri süre gelen türban davasıda sürmeyede devam edecektir. ablam fedakarlık etmeli, belki onun kızı da aynı fedakarlığı etmek zorunda kalacaktır. ama 2 ya da 3 kuşak sonra herşey güzel olacaktır.

  2. Mesut Çelik dedi ki:

    “Mesut Kemal” aslında diğer pencereden baktığımızda çok haklısın sanada hak veriyorum lakin bu zorunluluk olmamalı. İnsanlar Okullarına inançlarını ezerek gitmemeli bu gerçekten özgürlük kavramına ters düşen bir düzen.
    Çözüm basit lakin çözüme giden yollar zor.
    Sağlıcakla..

  3. etruce dedi ki:

    bizim ülkemiz iste böyleydi bu zamana kadar..bazılarımıza haketmeğimiz şeyler yaşatıldı.
    inşallah herşey yeni yasayla düzelecek..
    ve aslında yasak olmayan başörtüsü yeni yasayla birlikte hakettiği yerde olacaktır..
    yeter ki biraz daha sabır

    bu duyarlı konuyu açtığın için teşekkürler mesut bey

  4. canan dedi ki:

    Kiymetli kardesim…güzel olmus her zamanki gibi…yüregine saglik…

    Bu konuda o kadar cok söylenecek sey varki!!!Ama bir yandan da kilitlenip kaliyor insan…Inanmiyor,bir anlam veremiyor yasanananlara…malum gurbetciyim…burda ilkokula bile cocuklar istedikleri gibi gidebiliyorlar…daha anaokulunda basliyor kilise ziyaretleri…düsünsenize türkiyede anaokulunda cocuklar ögretmenleriyle beraber camiye gidiyor haftanin belirli günleri….Aman Yarabbi 17 agustos depremi olur…Abartiyormuyum yoksa…Bagislayin…Benim ülkemde,vatanimda üniversiteye istedikleri gibi gidemiyorlar…Haydi kizlar okula diye yalvariyorlar sonra dur bakalim sen nereye diye arkadan cekistiriyorlar…Bir kücük örnek daha size……Yer almanya ….bir devlet hastanesi…hastane girisinde bir mescid…son derece modern…abdest almaya yerine kadar kusursuz ve özenli yapilmis…ve yan taraf kilise ayni büyüklükte…inanamiyor insan…ve ici sizliyor…benim vatanimda yok bu özgürlük…hosgörü…ve avrupadaki bircok hastane ve okullar kilesinin elinde…her odada mutlaka bir incil…yattiginiz odanin duvarinda bir hac isareti …inanclarinin sembolü…günün belirli saatleri yesil önlüklü bayanlar…sizin icin ne yapabilirim diye soruyorlar nazikce …ben kiliseden geliyorum…istediginiz ne varsa yapabilirim…gazete alayim,su getireyim….ya o kadar tuhaf oluyor ki insan …inanamiyor….sizin türk olmaniz,müslüman olamaniz,basörtüsü takmanizin hic bir önemi yok…

    Herseyden önce onlar icin insansiniz!!!

    Insanligin geregi,saygi,hosgörü…Inancinizdan,insanliginizdan fedakalik yapmaniz beklenmiyor…Ve ben diyorum ki sizde sebep ne olursa olsun inancinizdan taviz vermeyin…Kimse kula kul olmaya gelmedi bu dünyaya,Kulluk yalniz ve yalnizca Allah`a olur…Makbulu budur…Yaradan`in emri de öyledir…

    Selam ve dua ile….

  5. MeRvE dedi ki:

    İncileri sedefler tamamlar..kadınlarda hassa varlıklar oldukları için inciler gibi muhafaza edilmeye muhtaçtırlar .Sedefte inci ne kadar mükemmelse örtüde de kadın öyledir.Başörtüsü mükemelleğin en güzel parçasıdır…”Karanlıklarda söylemekten çekindiğiniz hakikat bir gün aydınlıkta işitilecek ve gizli mekanlarda öğrendiğiniz inancı bir gün gelecek çatılardan haykıracaksınız ve insanlar buna inanacak………..”en güzel biçimiyle anlatmakta bu söz..ne diyim rabbim yardımcımız olsun..

  6. lema dedi ki:

    canan abla ne güzel dile getirmişsin.. içim sızladı okurken.. :(

    Özgür bir ülke isek hep beraber Özgür olalım.
    inşallah..

Bir Cevap Yazın