Saatlerin hepsi bozulmuş


Bir nehir kenarında sessizce oturup dup duru suyu izler gibi öylece bekliyorum. Ne bir şey yapmak gelir içimden, ne de bir şey konuşmak. Takvim yapraklarından bi haber olan ben, tek tek günleri sayar oldum. Saatin ne mühim şey olduğunu, özlem işin içine girince tüm saatlerin bozulduğunu yeni fark ettim. Gerçekten özlemeyeli uzun süre olmuş. Aşkın bir çok tarifi var kitaplarda seç beğen uygula.

Ama en güzel tarif yüreğindeki olan… Bu Aşkın adı var kendi yok ortalıkta? Aşk neydi? Neye aşk dedik biz? Ben onu bunu çok bilmem benim Aşk dediğim şey (hanım kızmasın ama) şu sıra kızımın heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatması, kızdığım zaman yüreğimin burkulması, kokladığım zaman cennete varmam, elini bıraktığımda elimi bırakmaması daha da sıkı tutması… Benim aşk tarifimde bazı şeyler değildi. Tuzu biberi gitti de hep bal şeker oldu…

Çocuklar bu dünyanın en masumları.
Dünyada bir çocuk ağlıyorsa, gülmeye asla hakkımız yok. Selam olsun…

Bir Cevap Yazın