Rabbin Seni Terk Etmedi!

Kasım 1st, 2009

Uzun zamandır yazmıyordum buralara… Madem artık vakit ÅŸafak vaktidir o vakit artık sendenkalan.net’e bir selam etmeden olmaz dedim ve bu aciz satırları sizlerle paylaÅŸmak istedim…
Dostlar… Bir beyitte geçiyordu “emr-i vech üzere yer eyler gece gündüz hareket / deÄŸiÅŸir tazelenir mevsim-i feyzi bereket” okudum okuyalı dilimde zikr misali dolanır durur. Kudretinden sual olunmaz Rabbimizin bizlere neler taksir edeceÄŸi muhakkak yine O’nun karar çerçevesindedir. ÜmitsizliÄŸe, karamsarlığa, “aman ne olacak ÅŸimdi” demelere ÅŸifaa niyetine paylaÅŸmak istedi bu fakir gönül…
Risale okumalarımızda Üstad’ın ÅŸu güzel sözleri bizleri ferah-ı alemlere davet ediyor;
“Nefis daima ıztıraplar, kalâklar (can sıkıntısı, gönül darlığı) içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaÅŸmıyor. Hükm-ü kadere razı olmuyor Hâlbuki ÅŸemsin tulû ve gurubu (güneÅŸin doÄŸuÅŸu ve batışı) muayyen ve mukadder olduÄŸu gibi, insanın da bu dünyada tulû ve gurubu ve sair mukadderat, kalem-i kaderle cephesinde yazılıdır. İsterse başını taÅŸa vursun ki, o yazıları silsin, fakat başı kırılır, yazılara bir ÅŸey olmaz ha!..” (Risale-i nur, Mesnevi-i Nuriye)

Ah!

Ekim 5th, 2009

Ah ulan ah! AÅŸk ah AÅŸk!… Yakar imiÅŸ Ah!… KavururmuÅŸ Ah!… Aratırmış Ah!… ÖzletirmiÅŸ Ah!… SustururmuÅŸ Ah!… DurdururmuÅŸ Ah!… DelirtirmiÅŸ Ah!… SevdirirmiÅŸ Ah!… BekletirmiÅŸ Ah!… AÄŸlatırmış Ah!… Uyutmazmış Ah!… ÖldürmezmiÅŸ Ah!… YaÅŸatırmış Ah!… Sabırsızmış Ah!… ZormuÅŸ Ah!… O’ymuÅŸ Ah!… O’na gidermiÅŸ Ah!… Hira’dan geçermiÅŸ Ah!… Ah!… Ah!… Okumaya Devam…

Ka…

Eylül 28th, 2009

HerÅŸey o an olmuÅŸtu… O an… Derin bakışların baÅŸlangıcı, sessizliÄŸi, kimsesizliÄŸi, geceleri yastıklara sarılışı, hüngür hüngür aÄŸlamalar hepsi o an da zaman kavramının dışında bir anda olmuÅŸtu! Kaderdi… Bir o kadarda kederdi… Ne olursa olsun O’ndan gelene eyvallah demekdi ya görev hiç sesi çıkmıyordu. Sonraları duydum canının çok acıdığını… Ama o ne zaman gitsek bizi ayakta karşılıyordu… Bizi görünce kafası karışıyordu… Kalkmalıydı zira böyle görmüştü büyüğünden misafir gelince ayaÄŸa kalkılırdı! AyaÄŸa! Ayaklarının üzerine kalkılırdı! Kalktı… Kalkamadı… Kalkar gibi oldu… Kalktı… Yere düşen başını biraz sendelikten sonra göğe kaldırdı! HoÅŸgeldiniz dedi ve yerimizi gösterdi! Ayaktaydım! Bu zor ana dayanmaktaydım! İşte ÅŸimdi haykıracağım derken… Sustum. Okumaya Devam…