Rabbin Seni Terk Etmedi!
Kasım 1st, 2009





Ah ulan ah! AÅŸk ah AÅŸk!… Yakar imiÅŸ Ah!… KavururmuÅŸ Ah!… Aratırmış Ah!… ÖzletirmiÅŸ Ah!… SustururmuÅŸ Ah!… DurdururmuÅŸ Ah!… DelirtirmiÅŸ Ah!… SevdirirmiÅŸ Ah!… BekletirmiÅŸ Ah!… AÄŸlatırmış Ah!… Uyutmazmış Ah!… ÖldürmezmiÅŸ Ah!… YaÅŸatırmış Ah!… Sabırsızmış Ah!… ZormuÅŸ Ah!… O’ymuÅŸ Ah!… O’na gidermiÅŸ Ah!… Hira’dan geçermiÅŸ Ah!… Ah!… Ah!… Okumaya Devam…


HerÅŸey o an olmuÅŸtu… O an… Derin bakışların baÅŸlangıcı, sessizliÄŸi, kimsesizliÄŸi, geceleri yastıklara sarılışı, hüngür hüngür aÄŸlamalar hepsi o an da zaman kavramının dışında bir anda olmuÅŸtu! Kaderdi… Bir o kadarda kederdi… Ne olursa olsun O’ndan gelene eyvallah demekdi ya görev hiç sesi çıkmıyordu. Sonraları duydum canının çok acıdığını… Ama o ne zaman gitsek bizi ayakta karşılıyordu… Bizi görünce kafası karışıyordu… Kalkmalıydı zira böyle görmüştü büyüğünden misafir gelince ayaÄŸa kalkılırdı! AyaÄŸa! Ayaklarının üzerine kalkılırdı! Kalktı… Kalkamadı… Kalkar gibi oldu… Kalktı… Yere düşen başını biraz sendelikten sonra göğe kaldırdı! HoÅŸgeldiniz dedi ve yerimizi gösterdi! Ayaktaydım! Bu zor ana dayanmaktaydım! İşte ÅŸimdi haykıracağım derken… Sustum. Okumaya Devam…