kal…

Kasım 10th, 2009

HerÅŸeyi O’na sevk ederdi. Gülerdi. Kalmak isterdi. Kal…

Kal demek geçiyordu içinden herkese!… Kal! Hani ÅŸu “kalkmak” fiilinin ilk üç harfinden oluÅŸan özlem biçimi! Ama ne biçim bir özlemki ne kalkabiliyordu nede kal diyebiliyordu! yalnızca kalabiliyordu orada öylece sessizce, özlem büyüterek, susarak, o olmayasıca günü hatırlayarak yalnızca kalabiliyordu! Kalkmak istiyordu… Herkes giderken sessizce, herkes kapatırken o kapıyı bir bir! o oracıkda öylece kalmamalıydı! Kalkmalıydı! Kaldırmalıydı hayatı ellerinden tutup… Denedi… Kalkmak istedi, bir an sendeledi yine üzülür gibi oldu sesi titredi ve zor belada olsa Annesini çağırdı! Az evvel herkesin gözü önünde aslan gibi ayakta duran çocuk ÅŸimdi hani herkes kalkıp gidince Annesi olmadan kalkamadı! Zaten bir Rabbi vardı onu ayaÄŸa kaldırabilen birde Annesi… Okumaya Devam…

Hira!

Kasım 7th, 2009

Bitmek bilmeyen düşler, göz süzüşler, kalp atışları, uykusuz geceler, derin düşünceler, semaya gönderilen bin bir Dua… İşte Hira! YaÅŸamak böyle güzel oluyor senin suretinden bakınca dünyaya… Bir yaprağın yere düşüşüne mana vermek, bir bebeÄŸin gözlerindeki pırıltıda senin güzelliÄŸini görmek, bir vapura içinde sen olmadığını bile bile sana gittiÄŸi için el sallayabilmek, karanfil satan her çingeneye selam vermek oluveriyor hayat nihayetinde Sen olunca… İşte Hira böyle yaşıyorum, baÅŸka bir deyiÅŸle böyle bekliyorum o günü… O gün, o gözlerimizin bir daha hiç bir vapur sireni ile ayrılmamasını saÄŸlayacak günü böyle bekliyorum… Okumaya Devam…

Rabbin Seni Terk Etmedi!

Kasım 1st, 2009

Uzun zamandır yazmıyordum buralara… Madem artık vakit ÅŸafak vaktidir o vakit artık sendenkalan.net’e bir selam etmeden olmaz dedim ve bu aciz satırları sizlerle paylaÅŸmak istedim…
Dostlar… Bir beyitte geçiyordu “emr-i vech üzere yer eyler gece gündüz hareket / deÄŸiÅŸir tazelenir mevsim-i feyzi bereket” okudum okuyalı dilimde zikr misali dolanır durur. Kudretinden sual olunmaz Rabbimizin bizlere neler taksir edeceÄŸi muhakkak yine O’nun karar çerçevesindedir. ÜmitsizliÄŸe, karamsarlığa, “aman ne olacak ÅŸimdi” demelere ÅŸifaa niyetine paylaÅŸmak istedi bu fakir gönül…
Risale okumalarımızda Üstad’ın ÅŸu güzel sözleri bizleri ferah-ı alemlere davet ediyor;
“Nefis daima ıztıraplar, kalâklar (can sıkıntısı, gönül darlığı) içinde evhamdan kurtulup tevekküle yanaÅŸmıyor. Hükm-ü kadere razı olmuyor Hâlbuki ÅŸemsin tulû ve gurubu (güneÅŸin doÄŸuÅŸu ve batışı) muayyen ve mukadder olduÄŸu gibi, insanın da bu dünyada tulû ve gurubu ve sair mukadderat, kalem-i kaderle cephesinde yazılıdır. İsterse başını taÅŸa vursun ki, o yazıları silsin, fakat başı kırılır, yazılara bir ÅŸey olmaz ha!..” (Risale-i nur, Mesnevi-i Nuriye)