Safiye’nin yerinde olmak ister miydiniz?
Haziran 20th, 2008
Safiye Nur’un hikâyesini önceki gün Mehmet Kamış’ın köşesinde okuduk. Safiye’nin yaÅŸadıkları, ‘yeter artık’ noktasına geldiÄŸimizi gösteren son damla olabilir: “Elif Hanım okulun kapısına gelince yıllardır yaptığı gibi kızını sırtına almak ve içeri götürmek için tekerlekli sandalyeye doÄŸru eÄŸildi.
Ancak iki görevli buna engel oldu. ‘Başörtünüz var. Bu yüzden içeri giremezsiniz. Kampüs sınırları dışına çıkmalısınız. Öğrencinin babası burada bekleyebilir.’ dediler. Safiye Nur’u baÅŸkaları sınıfa götürdü. Bu hareket Elif Hanım’a kızının rahatsızlığından çok daha ağır ve çok daha yıkıcı geldi. Safiye Nur belki ilk kez, her imtihan öncesi hissettiÄŸi annesinin o güven dolu elini hissedemedi.” Bu satırları yüreÄŸi burkulmadan okuyabilene insan demekte zorlanırım. Işığı biraz da olayın müsebbiplerinin yüzüne tutmak gerekiyor. Kapıdaki görevliler, ‘biz emir kuluyuz’ havasında incitmeden iÅŸlerini yapmaya çalışmış. Asıl emri verenlere birkaç sözümüz ve onlardan bekleyeceÄŸimiz cevaplar olacak. İstanbul Üniversitesi Rektörü Mesut Parlak’a açık mektup yazmak istiyorum. Okumaya Devam…

