AÄŸustos 10th, 2008
İşte yine aynı nokta yine aynı husus konumuz garip mahluk İnsan ve Onun ÅŸifası Hastalık. Ben çok bencil ve kendini bilmez bir Kul’um. Elim, ayağım, gözüm, kulağım der dururum halbu ki bunların bir sahibi var O’nu hep unuturum. Åžimdi bu duyan kulaklarım duymasa? Veya bu gözler alemi bir daha görmese deliririm belkide… İnsan sahip olduÄŸunun kıymetini ancak kaybettiÄŸinde anlayabiliyor. Okumaya Devam…
AÄŸustos 6th, 2008
Çocuk sorar: "Anne tencerede ne var?" Annesi cevap verir: "Hiçbir ÅŸey yok!" Hiçbir ÅŸey yok, denen tencerenin hacmi var. Sıfırın bir deÄŸeri yok. DeÄŸeri olmayan sıfır, bir rakamını on yapar. Yüz sene evvel bu dünyada yoktuk. Bu nasıl yokluk ki hepimiz oradan geldik. Yoktan var olmak. Yüz sene sonra bu dünyada olmayacağız. Peki nerede olacağız? Yüz sene evvel neredeysek yüz sene sonra orada olacağız. Yokluk yoktur. Okumaya Devam…
AÄŸustos 3rd, 2008

Ey İstanbul diyerek çıktım bu gün evden…
Elimde bir kitap birde deÄŸiÅŸtirmek istediÄŸim elbisemle hemen her haftasonu meskenim olmuÅŸ SultanAhmed e doÄŸru yollara vurdum kendimi… İlk iÅŸ elbisemi deÄŸiÅŸtirmekti Selam verdim anlattım halimi “Elbette” dedi güzel abim… Bilenler bilecektir ki SultanAhmed camii nin hemen yanındaki hediyelik eÅŸya satan bir yer burası… Elbisemi çok güzel ÅŸu an karşımda bana ışık saçan iki ayrı tablo ile deÄŸiÅŸtirdim.. Birinde “Allah” diÄŸerinde “Muhammed” yazıyor… Okumaya Devam…