Temmuz 20th, 2008
“Deniz kenarında simidini kemiren bir yavrunun suya düşürdüğü susam tanesi, elbette ki, milyonlarca balık arasında yalnız biri tarafından yutulur ve bu hal, namütehani muÄŸlak İlãhi muhasebenin mutlaka hususi bir kaydını belirtir.” diyor Necip Fazıl kitabında ( Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık )… Okumaya Devam…
Temmuz 5th, 2008

Taktım HekimoÄŸlu İSMAİL’e… Hemde çok fena halde… Kitaplarını bir günde hatta ilk elime alışımda bitirir oldum… Lafı uzatmayalım.. HekimoÄŸlu’nun o MüthiÅŸ eserini “Minyeli Abdullah” ı okuyorum, okurkende kitap da altı çizilmemiÅŸ hadise, altı çizilmemiÅŸ söz bırakmıyorum… Yenilesi, yutulası bir kitap… Kitap yaprak yaprak kağıt olmasına kağıt amma gel gelelim ki her yaprak 1 ton ağırlığında!
Okurken bir yeri 3 fena okuduğumu hatta evdekilere bile anlattığımı farkettim çok dikkatimi çekti neden dedim.. Neden?
Evet neden bir talebe de ben okutmuyorum? Okumaya Devam…
Temmuz 4th, 2008

Doktorum bana diyor ki, “Köydeki evine git otur.”
Hastayım… Köye gitsem aÄŸaçtaki meyveden yiyemem, sütünden içip yağından yiyemem. “Hal böyle iken neden gideyim köye doktor bey?” dedim.
“Havası sana çok iyi gelecek!…” dedi. Okumaya Devam…