Mayıs 5th, 2010
HerÅŸey ama herÅŸey gelip geçiyordu oysa! giymeye kıyamadığım elbiseler küfleniyor, yemeye doyamadığım en leziz yemekler iki lokmada tükeniyor ve bitmemesini istediÄŸim her mutlu gün geceye mahkum oluyor! Zaman sözünü her zaman tutuyor… Tüm bu eksiliÅŸlerin, tükeniÅŸlerin ve bitiÅŸlerin arasında her daim yeni bir var oluÅŸu ve yeni bir baÅŸlangıcı arıyor bu hüzünlü gönül. Yeni bir baÅŸlangıcın tükeniÅŸ yolunda kaybolup gidiveriyor farkına varmadan! ve bir gün herÅŸeyden ve herkesden habersiz tükeniveriyor! verdiÄŸi onca söz, kurduÄŸu onca hayal ve yapacak bir ton iÅŸ ÅŸurada dura dursun çekip gidiyor arkasına bakmadan! Aslında hep yapmak istediÄŸini O yaptırıyor ona… Okumaya Devam…
Mayıs 2nd, 2010

Efendimsin cihânda i’tibârım varsa sendendir
Miyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir
Benim feyz-i hayâtım hâsıl-ı rûh-ı revânımsın
Eğer sermâye-i ömrümde kârım varsa sendendir
Veren bu sûret-i mevhûme revnak reng-i hüsnündür
Gülistân-ı hayâlim nevbâharım varsa sendendir
Felekden zerre mikdâr olmadım devrinde rencide
Ger ey mihr-i münîr âh u zârım varsa sendendir Okumaya Devam…
Nisan 25th, 2010
deÄŸiÅŸmemeliyim… özümde neyse o… iÅŸte ÅŸimdi size içimdeki küçük misafirhaneyi açıyorum… muhabbeti olan buyura…
Geceleri seviyorum ben…
Simsiyah olan ve içinde gözyaÅŸlarımı saklayan geceleri… sessiz ve kimsesiz geceleri… Elif’li, Vav’lı, Dua’lı ve uçsuz bucaksız düşünceli geceleri… geceleri dolaÅŸmayı seviyorum ben sokak sokak… bir vakit kalkıp pencereden içeri giren yaÄŸmur suyunu silmeyi, Annem’in üstünü örtmeyi seviyorum… lambaları yakmayı hiç sevmiyorum geceleri… sessizce mutfaÄŸa geçip en acısından kendime bir kahve yapmayı ve aspiratörün ışığında elime ne geçerse okumayı seviyorum… sonra oracıkta durmayı ve insanların ne kadar saçma ne kadar manasız davrandıklarını düşünmeyi seviyorum… ve ölümü düşünmeyi seviyorum gecenin bir yarısı…
Soba’ları seviyorum ben…
Üstünde Annem’in elleri üşümesin diye sürekli sıcakta tuttuÄŸu  suyun çıkardığı suyun ritmi ile çalıştığım ders notlarımı seviyorum… Ara sıra kızıyorum onlara Annemin ellerini simsiyah yapıyorlar diye ama yinede seviyorum Soba’ları… Arkasına geçip iki kıvrım olmayı ve orada ısınamayan çocukları düşünmenin vermiÅŸ olduÄŸu ulvi piÅŸmanlığı, ulvi vicdan azabını seviyorum… Abimin kışın ortasında kapıdan hızlıca içeri girip sobanın borusunda ellerini ısıtmasını, Annem’in ben severim diye üzerinde Ekmek kızartmasını seviyorum… Soba’nın etrafında toplanmayı seviyorum ben… Tek bir noktadan ısınmayı… Okumaya Devam…