Hep Arzularsın – Niyazi Mısrî

Mart 13th, 2016

Nefsini terk etmeden Rabbini arzularsın,
Hayvanı sen geçmeden, insanı arzularsın.

-Men arefe nefsehü, fekad arefe rabbeh- (Kim ki nefsini bilir Rabbini bilir)
Kendini sen bilmeden, Sübhanı arzularsın!

Sen bu evin kapısın, henüz bulup açmadan,
Ma’şuka kavuşacak, zamanı arzularsın.

Dışarı üfürmekle, yakılır mı bu ocak?
Gönlün Hakka vermeden, ihsanı arzularsın! Okumaya Devam…

5. Kat 1553 Numaralı Oda

Şubat 23rd, 2016

Bu yazıyı istanbulda bir hastanenin 1553 numaralı odasından yazıyorum. Muhtemelen bu yazıyı okurken herkes mutlu, huzurlu evinde sevdikleriyle neşe içerisinde güzel dakikalar geçiriyordur.

Burada durum biraz farklı. Okumaya Devam…

Neden?

Ocak 24th, 2016

amak-ı-hayal-min

Gelenlerin gidenleri arattığı kimsenin halinden, zamanından, mekanından memnun olmadığı, her bir kelamın arka sıra mutlaka bir şikayetin var olduğu, her daim Allah demek yerine her daim yallah dediğimiz, secde de eğilecek başları makam mevki önlerinde harcadığımız, sözün kıymetli olduğunu unutup olur olmaz konuştuğumuz, sürekli dilimizi titretip din dinayetten bahsettiğimiz ama asla kalbimizi titretemediğimiz bir hal üzere ahir zamanı iliklerine kadar yaşıyoruz elhamdülillah!

Okumaya Devam…

Badem helvası değil!

Ocak 13th, 2016

Yunus ne güzel demiş yine, her şiiri, her sözü ayrı bir dünya ayrı bir alem.

Erenlerin sohbeti, ele giresi değil.
Sohbete kavuşanlar, mahrum kalâsı değil. Okumaya Devam…