Kurban olayım…

Kasım 27th, 2009

Şerleriniz hayra vesile olsun
Bayramımız Mübarek Olsun

Sıkılan gönüller ferah bulsun
Bayramımız Mübarek Olsun

Bakan gözlerimiz görür olsun
Bayramımız Mübarek Olsun Okumaya Devam…

kayboluyorum

Kasım 22nd, 2009

Kelimelerle bu gece için sözleşmiştim, gecenin en kör anında alacaktım kalemi elime ama dayanamadım. İçimi kavuran, dışımı savuran bu sızıyı yazmalıydım… Nedir diye merak etmeye pek luzum yok zira bir adı yok bu sızının… Hep sızlıyordu ya bu buruk yüreğim bu defada böyle sızlıyor işte, belki dün kazada hayatını kaybetmiş bir fabrika işçisi için, belkide maaşı geç yatmış mahallenin çöpcüsü mehmet abi’nin evdeki oğluna söz verdiği o şekeri alamayacağı için bilemiyorum ama buram buram yanıyorum… Okumaya Devam…

ANKEBÛT SÛRESİ 45

Kasım 14th, 2009

kal…

Kasım 10th, 2009

Herşeyi O’na sevk ederdi. Gülerdi. Kalmak isterdi. Kal…

Kal demek geçiyordu içinden herkese!… Kal! Hani şu “kalkmak” fiilinin ilk üç harfinden oluşan özlem biçimi! Ama ne biçim bir özlemki ne kalkabiliyordu nede kal diyebiliyordu! yalnızca kalabiliyordu orada öylece sessizce, özlem büyüterek, susarak, o olmayasıca günü hatırlayarak yalnızca kalabiliyordu! Kalkmak istiyordu… Herkes giderken sessizce, herkes kapatırken o kapıyı bir bir! o oracıkda öylece kalmamalıydı! Kalkmalıydı! Kaldırmalıydı hayatı ellerinden tutup… Denedi… Kalkmak istedi, bir an sendeledi yine üzülür gibi oldu sesi titredi ve zor belada olsa Annesini çağırdı! Az evvel herkesin gözü önünde aslan gibi ayakta duran çocuk şimdi hani herkes kalkıp gidince Annesi olmadan kalkamadı! Zaten bir Rabbi vardı onu ayağa kaldırabilen birde Annesi… Okumaya Devam…