sessiz…

Ocak 23rd, 2010

Susmalıyım. Bu ara çok fazla konuÅŸmamalıyım. Geriye çekilmeli, sessizce düşünmeliyim… Haykırmalıyım fakat bu feryadı yalnızca ben duymalıyım zira bu güne kadar tüm feryadımı aleme duyurmak için ettim amma belli ki ben pek duymamışım. Düşünmeliyim… Bolca sabretmeli, bolca okumalıyım… Tertemiz bir su yatağı misali akan hayatıma kendi ellerimle koyduÄŸum taÅŸları, pislikleri cesurca temizlemeliyim. Başımı dik tutmayı öğrendim ama pek sevmedim eskisi gibi mazlumlaÅŸmalı başımı öne eÄŸmeliyim. Fakir olduÄŸumu, muhtaç olduÄŸumu unuttum hatırlamalıyım. Sanırım yolumu ÅŸaşırdım bir bilene sormalıyım. Yatsı namazlarını camiide kılardım “dım” yerine “ım” koymalıyım. Beni mutlu edeni biliyorum ondan özür dilemeliyim. Bir daha yapmamalıyım. Okumaya Devam…

Herşeyde bir hayır vardır

Ocak 14th, 2010

Es Selamun Aleyküm KardeÅŸlerim….
Evvela yazılarımı özenle takip eden her bir aciz kula ayrı ayrı selam ola…
Nedendir bilemedim amma bu sıra sosyal konular üzerinde yazılar yazmak istiyor bu gönül, sosyal hayata Din’in tesirini nacizane yaÅŸadıklarımdan da alıntılar katarak bu fakirhanede paylaÅŸmak istiyorum.

Uzun lafın kısası olmaz! Bu nedenle yazıma “Olan’da hayır vardır, amma olduÄŸu hal ile amma neticesi ile…” diyerek baÅŸlıyor ve Risale-i Nur’dan kısa bir alıntıyı istifade edebilmek cihetiyle sizlerle paylaÅŸmak istiyorum; Okumaya Devam…

babama…

Ocak 7th, 2010

babama… süleymana… süleymanlara…

Süleyman kara bıyıklı bir işçidir
Ve bu kara bıyıklı Süleyman’ın hikayesidir
İş bulduğu günlerde evine dik dönmekte
Ve götürdüğü ekmeği yemektedir
Karısı Neriman ve oğlu Cevahir’le birlikte
Ne kadar zalim esse de rüzgar
Ne kadar belini bükse de ekmek parası
Aslan gibi bir adamdır işçi Süleyman
Onun Cevahir’i vardır
Cevahir altı yaşındadır
Çünkü gözleri çakmak çakmaktır
Çünkü Süleyman’a bir baÅŸka bakmaktadır Okumaya Devam…