başka bahara kaldı hayaller

Mayıs 30th, 2010

Evet sevgili dostum bu çirkinleşen dünya sana bir şey yapamaz merak etme deyişini hatırlıyorum da ne günlerdi… İnsan bazen gitmek istiyormuş dostum, bunu bu gün daha iyi anladım gitmek! uzaklara kimsenin olmadığı sessiz sakin diyarlara gitmeyi çokca istiyormuş meğer insan… Hayat denen bu geçici hevesat bu kadar büyütülmeli bu kadar üzerinde durulmalı mı bilmem ama bu gün bu oyundan çok sıkıldım! bunu bilmeni istiyorum. Cevherimin sahte mi gerçek mi olduğunu  bilemedim, anlayamadım… Bu gün çokcada düşündüm sevgili dostum, uzun uzun düşündüm nelerle uğraşmam gerekirken nelerle uğraştığımı, nereye doğru yol aldığımı, beni kimlerin nerelere sürüklediğini iyice tartma fırsatı buldum bir saat içinde! Okumaya Devam…

hadi…

Mayıs 28th, 2010

Hadi dur artık… yeter… bırak elindekileri şöyle bir köşeyede biraz insan olmanın sefa’sını sür… Etrafına bak biraz doğan güneşe, havlayan hav hav’a, tek kale maç eden çocuklara, el ele sevdalılara… Hayat’ın yalnızca usta’lık dan ibaret olmadığını anlasan artık fena olmaz zira geçen vakitler hiç bir para birimi ile satın alınamaz… Unutma şu toprak altında nede olsa çırak’ta bir usta oluveriyor… Düşen dolar yükselen yüro alçalan borsa hızla azalan zaman… Okumaya Devam…

Nurcu musun?

Mayıs 23rd, 2010

Bu devirde sû-i istimâlât o dereceye vardı ki, bir sermâyedar, kendi yerinde oturup, bankalar vâsıtasıyla bir günde bir milyon kazandığı halde; bir bîçare amele, sabahtan akşama kadar, tahte’l-arz mâdenlerde çalışıp, kùt-u lâyemût derecesinde, on kuruşluk bir ücret kazanıyor.

Bediüzzaman Said Nursi

Evvela Selam ola canlar…

Görüyoruz ki hayat saniye saniye damlayarak tükenip gidiveriyor, ve bu gidişata ne bir polis ne bir asker ne bir hükümdar nede bir büyücü asla dur diyemiyor… En ala! En baba! En zengin! En enaniyetli cehreler bir bir toprak olup gidiveriyor… Gece gündüzü, gündüz ise geceyi kovalayarak hayat-ı iştimaiyeyi mevcudatta meydana getiriyor. Her doğan güneşin aslında o kadar da basit olmadığını o güneş diye geçiverdiğimiz ateş topunun aynadaki suretimiznden milyarlar kat daha büyük olduğunu ve o bizden milyarlar kat daha büyük olan ateş topunu bize zarar vermeyecek bir hal ile tepemize dikeni alışıla gelmiş bir hal ile karşılamak bize yakışmaz… Bize karıncanın hatrını bilmek yakışır… Okumaya Devam…