Ya Sabır!

Mayıs 16th, 2010

Filistin’e, kanayan yaraya şu günlerde Dünya çapında bir İnsan Yardım hazırlığı var…  Yaklaşık 10 gemi ile adını bile anmak istemediğim israil ambargosunu kırmaya gidiliyor… Proje Dünya çapında ve oldukca büyük! Elbette desteklerimizle daha da büyüyecek evvela sizlerden şu adresi ziyaret etmenizi istirham edeceğim ( http://www.ihh.org.tr/filistin/tr/ ).

Bu tarih boyunca hep yaşanmıştır! Büyük işler, büyük adımlar atmak isteyen her kim olursa olsun kötüler tarafından hep ambargolanmış, hapsedilmiş ve zulme edilmiştir. Bilal-i Habeşi’den, Said’i Nursi’ye, Said’lerden Medineyi muhafaza için canını ortaya koyan Fahrettin Paşa’ya ve daha adını zikr etmeye ömrümüzün yetmeyeceği  sayıda İslam muhafızlarının ortak kaderi hep bu olmuştur. Okumaya Devam…

zehra bir cemal – 2

Mayıs 9th, 2010

Hani bazen duruyorsun orada öylece… Sessiz, masumca… Başın önde ve koca dünya ardında bekliyorsun öylece… Ürkek, dünyaya yeni gelmiş yavrucuklar gibi meraklı gözlerle bakıyorsun ya etrafına ve hani görünce beni uzakdan da olsa açıveriyor ya cennet bahceleri o zehra cemalinde işte o an ayağımın altından kayıyor alem, titriyor küre-i arz!

Evet Hira! Artık alıştın bazı şeylere… Mesela dur durak bilmeden yürümeye. İlk başlarda hatırlarım sorar dururdun neden bu kadar çok yürüyoruz diye ama şimdilerde muazzam bir teslimiyetle bıraktın kendini yollara… Ellerin ellerimde… Henüz anlamadın neden o kadar çok yürüyorum ve neden bu kadar çok düşünüyorum… Ama alıştın hiç değilse öyle zannediyorum ki çok yakın bir zamanda beni anlayacak ve bu yürüme işini benden çok seveceksin! Okumaya Devam…

Huzur bulasınız

Mayıs 8th, 2010

“Mesela, bahar mevsiminde cennet hurileri tarzında bütün ağaçları sündüs-misal (güzel örnek) libaslar (kıyafetler) ile giydirip, çiçek ve meyvelerin murassaatiyle (süsleriyle) süslendirip hizmetkar ederek onların latif elleri olan dallarıyla, çeşit çeşit en tatlı, en musanna (sanatlı), meyveleri bize taktim etmek; hem, zehirli bir sineğin (arının) eliyle şifalı en tatlı balı bize yedirmek; hem, en güzel yumuşak bir libası (kıyafeti) elsiz bir böceğin (ipek böceğin) eliyle bize giydirmek; hem, rahmetin büyük bir hazinesini küçük bir çekirdek içinde bizim için saklamak ne kadar cemil (güzel) bir kerem, ne kadar latif (lutfeden) bir rahmet eseri olduğu bedaheten (açıkça) anlaşılır.” (Risale-i Nur Külliyatı, 10. Söz) Okumaya Devam…

acizlik, ego, zaman, vesaire ve dostum ölüm

Mayıs 5th, 2010

Herşey ama herşey gelip geçiyordu oysa! giymeye kıyamadığım elbiseler küfleniyor, yemeye doyamadığım en leziz yemekler iki lokmada tükeniyor ve bitmemesini istediğim her mutlu gün geceye mahkum oluyor! Zaman sözünü her zaman tutuyor… Tüm bu eksilişlerin, tükenişlerin ve bitişlerin arasında her daim yeni bir var oluşu ve yeni bir başlangıcı arıyor bu hüzünlü gönül. Yeni bir başlangıcın tükeniş yolunda kaybolup gidiveriyor farkına varmadan! ve bir gün herşeyden ve herkesden habersiz tükeniveriyor! verdiği onca söz, kurduğu onca hayal ve yapacak bir ton iş şurada dura dursun çekip gidiyor arkasına bakmadan! Aslında hep yapmak istediğini O yaptırıyor ona… Okumaya Devam…