Muradının Ardında Dur!

Ağustos 17th, 2010

Çekip gitme hemen öyle… Sabırlı ol! Bir kere baş koyduysan bu yola eğeceksin başını öne! Hemen çıkıp gidemezsin bu kapıdan öyle… Acı, gözyaşı, haykırış, sabır, direniş, tövbe… Herşey olacak bu işte ama İsyan ve Terkediş asla! Murad ettiysen şayet bir defa, ardında duracaksın! Duydukların, gördüklerin, bildiklerin seni yanıltmasın! Muradının ardında durmalısın! En kolayıdır çekip gitmek bu hayatta, gitmemelisin! Dimdik durmalı ve her gelene, göndereni bildiğin için gülmelisin! Sakin olmalı, ve sabr etmelisin… Elbette batan güneşin bir de doğanı vardır zamana bırakmalısın… Belki de bazı zamanlar susmalı ve yalnızca içine kapanmalısın… İçine kapandığın o derin oda da kendini bulmalı ve o zamana kadar işlediğin tüm günahları derincesine düşünmelisin… Çekip gitmemeli, Muradının ardında durmalısın! Elbette seni affeden, seni düşünen ve sana güzellikler ihsan eden Rabb’bin seni unutmayacaktır, bilmelisin… Bu bilinçle, bu güçle yürümeli daha parlak ufuklara koşmalısın… Bir kere Murad ettiysen ve olanlar hiç beklediğin gibi değilse de “Mevla görelim neyler…” demeli, yine içindeki o geniş odaya kapanmalısın. Çirkin, beş para etmez bu yaşam tarzını bir kenara atabilme cüreti ile şahlanmalı, eline kamışını alıp hokkana usulca batırmalısın… Okumaya Devam…

Merhaba Oruç!

Ağustos 8th, 2010

Eskisi gibi değil sanırım bazı şeyler…
Ne çocuklar haberdar nede biz…
Sıradan bir ayın gelmesi gibi geliyor bu sultan…
Ümid ederim ki inşaAllah böyle gelip geçmez… Okumaya Devam…

üzülecek bir şey yok

Temmuz 23rd, 2010

Takmayın kafanıza öyle herşeyi…
Mesela ayakkabınızın sağ tarafı yırtıldı diye üzülmeyin öyler yerli yersiz… Olsun bu seferde yırtık ayakkabı ile gidin gideceğiniz yere görenlerdende çekinmeyin luzumsuz yere soranlara yırtıldı dersiniz olur biter… Üzmeyin kendinizi öyle bir ayakkabı için ayakkabının ne demek olduğunu bilmeyen Ahmet kızar size sonra… Okumaya Devam…

Başını eğme ne olur…

Temmuz 8th, 2010

Başını eğme ne olur…
Eğer eğersen başını, hani o nur kıvılcım gözlerini dikersen topraklara işte o vakit başıma çöker sema…
Herşey susar.
Gözlerinden düşen her damla akar yüreğime…
Her damla bir kor gibi geçer damarlarımdan…
Ve öğrendiğin bütün sağlık kurallarını alt üst edersin bir anda…

Küçükken Annem söylemişti ne çabuk unutmuşum “yanarsın yanaşma” demişti…
Yanaştım…
Hatta dahada ileri gittim dokundum!
Dokunduğum yerde dondum!
Donduğumla kaldım!
Ağladım… Okumaya Devam…