karanlık odalar…

Temmuz 23rd, 2012

Hiç sesini çıkarmadın… Biliyorum duvarları başına bile yıkılsa olsun diyecektin… Sen sıcak, sabahları olan, geceleri aydınlık bir ev istiyorsun sadece… Tek tek odalara bakarken arada bana bakman mutluluğun fazla gelişinden, mecburen bakıyordun zira bu mutluluğu tek taşıyamıyordun. Elindeki metre ile usta oluverdin beş dakkada… Burası biraz karanlık değilmi? dediğimde içimde hep o şiirin son dizeleri vardı aslında… Senin adımını attığın an olan o güzel yer biraz karanlık olmalıydı, aynı Hira gibi… İçimize çekilmemiz gerekiyordu biraz dışarıdan uzak… Herkesin balkonlarda fink attığı yerlerde biz mahremin ne demek olduğunu gösterircesine kendimizi saklamıydık…

Burası biraz karanlık değilmi dedim yine… Sonra düşündüm… Kapıları olmayan evde geçirdiğim vakitleri… Geceleri rüzgarla uyuduğum günleri…

Burası karanlık değil şimdi anladım, çünkü Sen her karanlığımı aydınlattın…

tek hayalim…

Haziran 21st, 2012

İlk kez gördüm seni… İlk kez o minik gülüşünü, o sessiz bakışını, o derin up uzun hayallerini ilk kez bu gün gördüm.

Küçük minicik adımlarla usul usul tanımadığın yabancı bir ben’e doğru ürkek ürkek geliyordun o kalabalık tramway istasyonundan… Kalabalığın arasından birilerinin sana yardım etmesini bekliyordun sanki düşmemek için… Başındaki o kutlu tacınla öyle güzel görünüyordunki sana bakarken gülümsememek elimde değildi…

Adımların bitti, geldin…
Hoşgeldin’e Hoşbulduk dedin, hoşbuldun mu bilmem ama benim bu fakir, bu soğuk misafirhaneme sıcak yüreğinle geliverdin işte… Hiç bir şeyim yoktu ve hiç bir şey bilmiyordum hakkında tek bildiğim o güzel gülüşün altında asla bir siyahlığın olmayışıydı… Okumaya Devam…

O beni gözünde çok büyüttü

Mayıs 25th, 2012

O yüzüne bakmaya kıyamadığım minicik Sevgili ile sözlerimizi pekiştirdik, o gün aramızda olan herkese de tekrar teşekkür ediyorum.

Kısaca Nişandan bahsetmek gerekirse diyemeyeceğim çünkü bu işin kısası yok bende…
Dünyaya inmiş bir Melek suretinin bana söz vermesi, hayat boyu hatta daha ötesinde de ”ellerini bırakmam” demesini öyle iki üç kelime ile anlatamam maalesef.
Gözleri pırıl pırıl, sessiz, tebessüm diyarından gelmiş Zehra bir Cemal bizim gibi bir fakiri beğenmiş söz vermiş.
Biz de O’na yüreğimizin en tatlı, en şefkatli, en merhametli, en masum, en tövbedar bölümünü ayırdık. Okumaya Devam…

Hafız Celal Yılmaz – Sümbül Efendi Camii

Nisan 21st, 2012