gitmek isteyenlere – 2

Ocak 7th, 2013

Bilet parası bulamasanda binersin bir şekilde o binlerce aşkı taşımaktan yorulmuş vapura… Sen daha bir aşkı bile taşıyamazken o vapur ne yapsın? Her gün yüzlerce gülümseme, aşıkların el ele tutuşması, tebessümlerin sıcaklığı, ayrılıkların en zalimini o yaşıyor nede olsa. Senide taşır merak etme… Binersin ve Üsküdar’a usulca gidersin Allah’ın izni ile. Hemen oturacak yer arama dışarıda milyonlarca liralık yalıların manzarası bedava! Bir çay lazım sana… Sıcak. Dumanı üstünde, demi yerinde. Birazda hayal lazım aslında tamda şimdi. Şöyle gelinlikli, gelin arabalı, evli, barklı, yavrulu, işli, güçlü… Bir de martıların sesi çökerse üstüne tamam oldun işte. Vapurun içinde herkes senin gibi olur merak etme yabancılık çekmezsin. Herkes dayar başını cama herkes dalar dipsiz rüyalara! Vapurlar hayal kurma istasyonlarıdır bunu arabaların içindeki lüks düşkünü siyah gözlüklüler bilemez. Onlardan farklısın işte. Hayallerin, çayın, vapurun ve dünyalara değer İstanbul’un ayakların altında. Okumaya Devam…

gitmek isteyenlere

Ocak 4th, 2013

Boşver. Böyle oluyor bazen işte. Karışıyor, dolaşıyor, sarpa sarıyor herşey. İçinden çıkamayacaksın sanıyorsun evet haklısın içinden çıkamazsın… O kadar karışırki herşey çekip gidesin, kaybolasın gelir. Bu herkeste olur. Ama gidenler hep kaybedenler olur. Kalmak, kalıp sabretmek ve karışıklıkların düzlüğe çıkması için Rabbine Dua etmek hep kazananların işidir. Gidersen belki kafan rahat edecek ama vicdanınız hep senı takip edecek. Attığın yer adımda için parçalanacak adımların ileri değil sanki geri geri gidecek. Sen en iyisi gitme… Sabret. Vardır bir hayır de bekle… Okumaya Devam…

Çanakkale Şehitlerine

Aralık 25th, 2012

Bir şey yazmaam. Dinleyelim. Dua edelim. El-Fatiha.

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Okumaya Devam…

Severek Başlar

Kasım 8th, 2012

Herşey severek başlar… Sevince güler, sevince ağlar, sevince susarsın. Çok konuşamazsın. Sesin kısılır. Hayata bağlanan sıkı bir iptir sevmek. Koparamazsın. Sevdiğinin gözünün içinde minik bir pırıltı gördümmü güneş doğmasın istersin o pırıltı seni güneş gibi ay gibi aydınlatır. Sevdimmi tebessümün bol olur bolca sadaka verirsin gelene geçene… Sevdimmi ekmek almaya gidersin hiç erinmeden her sabah, hemde aldığın ekmeği seçersin özene bezene… Sevdimmi bir kere mesafeleri fark edemezsin! Sana hep taaa nerelerden geldiniz derler bilmeyenler ama sen hep az önce yola çıkmışsındır. Herşey az öncedir sevdimmi. Az önce yani sevgilinin minik gülüşünden öncedir her şey. O gülüşten öncedir ağlamalar, sızlamalar, sıkıntılar, ümitsizlikler… Sevgili güldümmü herşey şimdi oluverir. Okumaya Devam…