Modernizm

Evvela ilk kez böyle bir yazı yazmanın heyecanı ile sizleri selamlamak istiyorum zira ilk kez sosyal yaşantımdan bir kesit ile bir konuyu ele almaya acizane çalışacağım. Oldum olası insanları ayırmadım, ayıramadım kaldı ki biz buraya ayırmaya değil çağırmaya geldik! Yaşamış olduğum semtin insanları ile plazalardaki o mavi yakalıları yan yana getirdiğimde gözüme hiç bir zaman farklı bir tablo gelmedi. Etrafımdaki çoğu kişi bazı insanlara güleryüzle selam edip bazılarına “ne var?” gibisinden bakadursun biz her daim her Allah’ın kuluna selamı en içten ve en sıcak biçimde vermekiçin elimizden geleni yaptık. Bir çöpcü abimize, kardeşimize bakışımız tevbe estağfirullah “cahil, işe yaramaz” nispetinde değil tam aksine büyük bir hayraklıkla O’nun KUDDÜS Esma’sını nasıl sevk-i ilahi ile tecelli ettirdiğini mest-ü hayran bir biçimde seyre dalarız.

Dünya üzerinde herkesin taksiratı başka başkadır! Allah c.c. kime ne verdi ise odur! Lakin bu ince noktada ufakda bir cilve vardır şayet İnsan Rıza-i İlahi dairesinden ayrılmadan işini dosdoğru yapar ise Mevla elbette adildir bunuda görür ve mukafatlandırır amma velakin yinede bu cilve nispetinde dahii kontrol mekenizması O’nun elindedir. Bunu bilen buna inanan Müslümanlar nedense böyle bir kontrol mekenizması yokmuşcasına “neden olmuyor?” “neden bende şunun, bunun gibi değilim?”, “neden evim bir odada beş oda değil?” diye sızlanır dururlar. Olanda hayır vardır! Mesnevide geçer “Hırsı bırak! Şu toprak altında, çırakda bir ustadır.”

İşte hal böyle iken, Müslümanlık bu cihette tezahür ederken Batı’nın bize halkulade bir hediyesi ve belası olan Modernizm kucağımıza ister istemez düşüverdi. Modernizm olgusu sayesinde ve modernizm ile hayatımıza giren bir çok bize yabancı ve yasak şey yardımı ile görünüş olarak semtimin simitçisi bir süreliğinede olsa bankalardaki faiz imzacılarına benzemeyi becerdi. Paran yoksa kartın var diyerek gelire göre değil devire göre harcama yaptıran Modernizmin büyülü ve pis dünyası rotasızlara fevkalade bir ters rota oluverdi. Hele hele yeni nesil yani şu anda Üniversite ve Lise sıralarında eğitim görmekte olan bu pırlanta gençlik bu belanın beşiğinde tıngır mıngır sallana dursun dedelerimiz, ninelerimiz artık ne oluyor bilmiyorum amma atkı yerine fuları, türban yerine garip garip şeyleri kendilerine layık görür oluyorlar. Burada elbette giyim ile yaftalamak istemiyorum amma teşbihdede hata olmayı verir…

Basit yaşamın lezzetine varamamış Modernizm yanlıları yaşadıkları hayatın ne kadar çirkin ve tiksinti dolu bir yaşam olduğunu gizlemek için dikkat ediniz sürekli gülümserler, yüzlerindeki o sahte gülümseme o cennet mekanı olması gereken evlerde birden kavgaya gürültüye dönüşüverir genelde, çünkü ya katılmış oldukları yemekte arabalarının markası diğer misafirlerinkinden daha düşüktür ya da arkadaşının eşinin ceketi kendi eşininkinden daha fiyakalıdır ya da hiç olmadı sofradaki şarabı tanıyamamışlardır. İşte böylesi üzülesi bir durumda olan insancıklar maalesef günden güne üremekte, türemekte, bölünerek çoğalmaktadırlar…

Tarık Tufan abimizin bahsetmiş olduğu o vurgulu sözü irdeleyecek olursak hani şu “Modernizm İnsanı Aşşağılar!” lafını inanın burada sayfalar yetmez… Modern olmak için illada şarapları tanımak gerekmez… Modernizmden bahsediyorsak şayet modernlik, modern bizden değildir zira bizler “Komşusu aç iken uyuyamayanlardanız”…

mes’ud

Emre Kunt

“Modernizm” için bir cevap

  1. BİR "KUL" dedi ki:

    “Modernlik bizden değildir”…
    Çok doğru.

Bir Cevap Yazın