İslam…

Güneş doğuyor, Ay gidiyor… Ay Doğuyor, Güneş gidiyor…. Bu müthiş mesaii hiç bir vakit şaşmıyor! Ne Güneş nede Ay bir gün olsun mesaii sini aksatmıyor… İşte Müslümanda böyle olmalı! "Allah sizi yarattı, sonra da sizi öldürecektir. İçinizden kimi de, biraz bilgiden sonra eşyayı önceki bildiği gibi bilmesin diye, ömrün en kötü çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz ki Allah çok bilgili ve büyük kudret sahibidir." ( Kur’an-ı Kerim -Nahl Sure:16 / 70- ) Evet Allah’ın kelamı böyledir. İnsan dünyevi işlerde çok gayretlidir. Uyumaz, gezmez, çoğu şeyden vazgeçer hatta bazıları beslenmesini bile aksatır da dünya işlerini yine yetiştirir tamamlar. Şimdi burada bir samimiyetsizlik bir inanç zayıflığı ortaya nufuz ediyor zira Allah sevgisi içimize tam manada yerleşmiş olsa gözümüzü bile kırpmaya zaman bulamamamız gerekmektedir. Gerçek Müslüman Allah’dan korkmaz! Şimdi bu sözümü ayıplayanlarınız olacaktır muhakkak fakat Korku; zarar gelecek şeyleredir. Allah El-AFÜVV C.C. dür ( Çok affeden, bağışlayan ). Allah bizi kendisinden korkalım diye yaratmadı Allah bizi kendisine kulluk etmemiz için yarattı. işte bu ince hesabı anlayamayan Müslüman aleminin ağzında gezen "korku" kelimesi tüm dünya üzerinde Müslümanlığın imajını çok değişik bir hal ile ortaya koydu ve insanlar belkide "korkularından" Müslümanlığa yaklaşamadılar. Halbu ki Müslümanlık hoşgörü, şefkat, kardeşlik, merhamet dinidir. Bu şuna benzer bir öğretmen öğrencisine bir ödev verse ve o öğrenci o ödevi yapmasa ertesi gün okula giderken öğretmeninden çekinir, korkar… Bunun nedeni vazifeyi yerine getirememesindendir. Allah korkusu dediğimiz bu mühtiş manzara bundan ibarettir. Geri kalan tüm mevzuuat "Müslümanım" diyen tüm İnsan için korku gerektirmez. Vazife yerine getirildiği sürece korku yerini merhamete, hoşgörüye ve huzura bırakacaktır… İşte İnsan her işte sürekli "Neden" aradığı için "Nedensiz" meseleleri kabul edemiyor. Muhakkak bir neden ile yola çıkmak istiyor fakat dünyevi işlerde "neden" vardır… "Neden öleceğim?" diyemeyiz mesela…! İşte bu belirsizlik imansız insanın kafasını karıştırmakdadır… Yavrusu hasta olan Anne bütün gece uyumuyor yavrusunun başında öylece bekliyor… Halbuki Namazlarda bekliyor…? Evlat, para, eşya, varlık bunların tümü İmtihandır! Müslümanın rızık korkusu olmamalıdır! Bu "Ben Müslümanım Allah nasıl olsa rızkı verir evimde oturayım, ibadetlerimi yapayım" manasına asla gelmez. Peygamber bizim örneğimizdir! Bakınız örnek alınız… Müslüman sanatkardır! Sânatı ile dünyaya örnektir. Sanat Allah’ın Sani sıfatındandır. En büyük sanatkâr Allah’tır… Çalışmalı… Hemde çok çalışmalı ilimde, bilimde, kültürde Müslüman dünyaya örnek olmalıdır. Fakat çalışırken asla ve asla ibadet aksatılmamalıdır… Unutulmamalıdır ki dünyevi herşey imtihandır, gelip geçicidir… Bu gün ayağında 500 lira lık ayakkabı olan insan ile açlık dan ölen insan yan yana defnedilir. Toprağın üstünde adaletsiz dolaşan garip mahluk İnsan toprak altında muazzam bir adalete mazhar olur… Çalışmak ve Varlık her ne kadar Nimet olsada bize bir nebzede olsa Ahireti unutturduğu ve ibadetleri aksattırdığı anda Nimet sıfatından günah sıfatına bürünür. Çalışalım… Öğrenelim… Görelim… Bilelim… Müslüman alemi olarak Dünya’ya ışık olalım. Ama asla kendi Işığımızı unutmayalım. Mesut… Fotoğraf: http://issam-zerr.deviantart.com/art/Peace-Islam-64233228

“İslam…” için 3 cevap

  1. ERHAN dedi ki:

    yüreğine sağlık kardeşim çok güzel bir yazı…

  2. Tuğa aslan dedi ki:

    Mesut kardeşim öyle güzel yazmışsinki… Teşekkürler.bizim yazıya dökemediklerimizi sen anlatıyosun.allah razı olsun kardeşim.siteni çok beğeniyorum.rabbim yolundan ayırmasın bizleri.onun yolundan ayrıldımmı kötü hissediyorum kendimi.ibadetin tadı başka.insana huzur veriyor.derdi kederi korkusu kalmıyor.inşallah layığıyla yapabiliyoruzdur tabi.neyse biz hep seni dinlemekdeyiz.güzel yazıların için çok teşekkürler.dua ile kardeşim.

  3. Mesut Çelik dedi ki:

    “Tuğba” Kardeşim Allah razı olsun sözlerin ile beni ihya ettin…
    Bu sözlere layık göremiyorum asla kendimi..! Daha çok iş var yapılacak.. çok…

    Allah’a emanetsınız…

Bir Cevap Yazın