Güldür! “Gül”

Ebru… Bir hatun ismindede rastlanabilecek bu harflerin bir araya gelişi sanat’ta dilden çıktığı kadar kolay değildir! Bu gün canımın sıkıldığı bir anda İkindi namazını eda edip Hayat veren Allah’ın müsadesi ile kendimi Kainatın içine atıverdim… Nereye gideceğim hususunda pek bir fikrimde yoktu amma Sevk-i İlahi nin tecellisi ile kendimi Eyyub El Ensari Hazretlerinin türbesinin yanı başında buluverdim… Bir kaç fotoğraf karesinden sonra çay ile simit’i daha fazla bir birlerine hasret bırakmamak için bir simit alıverdim… Akşam namazına kırk kadar dakika kala Zal Mahmud Paşa Camii nin avlusunda bulunan Mehteran-ı Eyub Sultan’da ki çaycı ya sağ işaret parmağım ile “bir” dedim… İçimdende Tekbir! Bir an işte o an ne olduysa ellerimi namazda nasılki bağlarım işte o misal bağlayıverdim ve başladım amak-ı hayallere… Çayım geldi… Bir yudum Rızıklanmak nasib olmadıki hemen bu mekanda bulunan ebru atölyesine o hayatımda tanıdığım enteresan İnsanlar kervanına katılan Ebru Sanatçısı Ali Çalışır atölyesine giriverdi… Önümde simit ile çay “haydi” diye haykırırken ben çantamdan çıkardığım fotoğraf makinası ile usul usul atölyenin kapısına yanaşıverdim… Kapıyı iki defa tıkırdattıkdan sonra “Hocam fotoğrafa Müsade Var mı?”… “Buyur”…

Ve başladık muhabbete… Vay efendim sanat imiş anladım sanat Allah’ı bilmek gerisi çelik çomak imiş diye tebessümlerle bana Ebru sanatını anlattı muhterem zat Ali Çalışır… 

Teknesine dokundurduğu binler su damlası o kağıt üzerinde “Gül” ler açıyordu… Al evlat dedi, bak ne oldu “Gül” oldu! Millet bunları yaptığında kendini bir şey zannediyor gül amma asıl gül nerede? El cevap: Bahçede hocam! Yaaa gördünmü biz yaradılanı anca taklid ederiz… Allah gülleri yaratmış bir de üstüne koku vermiş biz şurada o gülleri taklid etmeye çalışıyoruz… Bazılarıda vay efendim şöyle vay efendim böyle… Bırakın ya hu bırakın!

Böylesine sıcak böylesine güzellikte geçen sohbetimiz hocamızın atölyesini kapaması ile son buldu…
Evlat akşamıda kaçırmayalım dedi ve Selamun Aleyküm diyerek Hane-i Fanii sine doğru yol tuttu…

Akşam! Evet akşam Namaz demekti! Hazır bende abdest var iken kılayım…

Sonra ne mi oldu? Çok şey oldu ya… O’da bende kalsın vesselam…

Mes’ud… 





Fotoğraflar: Mes’ud

[mp3 autostart=”true” repeat=”true”]http://umutrehberi.tasavvufi.com/mestmp3/sazeserleri/eylul.mp3[/mp3]

“Güldür! “Gül”” için 2 cevap

  1. İrfan Aytekin dedi ki:

    vay üstadım benim…
    Allah seni sevsin, sevdirsin, sevindirsin inşaAllah.

  2. Ayşe... dedi ki:

    tek kelimeyle Harika…

Bir Cevap Yazın