Bu dava, ayıya dayı demeyenlerin davasıdır.

Batılılaşma ilimde, teknikte ilerlemek, fabrika, atölye, laboratuvar açmak iken, bizde bu iş yanlış anlaşılmış, kahvehanelerin, meyhanelerin sayısı artırılmış, din dışı gelişmeler hızlandırılmıştı.
O sıralarda sosyalist Sebahaddin Ali’yle ilgili bir yürüyüş yapılmıştı.

Osman Yüksel, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi felsefe bölümünde son sınıftaydı. Tevkif edildi. İdam isteğiyle yargılandı, bir sene hapis yattıktan sonra beraat etti fakat tahsil hayatına devam etmedi.

Osman Yüksel, çıkardığı Serdengeçti mecmuasıyla tanınır. Kur’an okumanın, basmanın, satmanın yasak olduğu devirde "Hakka tapar, halkı tutar" manşetiyle dergiyi yayınladı.

Rahmetli, davasını şöyle anlatıyordu: "Kötü niyetler, şer kuvvetler, Allah’a, millete, vatana koşanların yolları üzerine dikilmiş bulunuyor. Onların yüzüne huzurunuzda tükürüyorum!"

Başka bir makalesinde "Bu dava, ayıya dayı demeyenlerin davasıdır." diyordu.

Daha birinci sayıda tevkif edildi… Çıkardığı her dergiden dolayı hakkında soruşturma açılırdı. Osman Yüksel ağabey, gerçekten serden geçmişti… Serdengeçti demek, idama razı olmaktır. "Sofraya yürür gibi, sehpaya gitmeyenler dava adamı değildir" sırrını yaşamak… Hanımı, hapis yattığı yıllarda, çocuğunu tedavi ettirecek para bulamadığı için depresyona girip ayrıldı. Ankara’da Denizciler Caddesi’ndeki dükkânını şöyle tarif ediyor: "Kömürlüğü ömürlük yaptık, yeryüzünden iki buçuk metre aşağıdayız. Ölüm bile bizim için yükseliş olacaktır." Küçücük bir dükkânda yaşıyordu. Tuvalet ihtiyacı için, caminin tuvaletine giderdi.

Ben, Türkiye’yi il il dolaşırdım. Her gittiğim yerde, kitapçılara Serdengeçti mecmuasını anlatırdım, dergiyi tanıtırdım. Bir kuş gibiydik. Ağzımızdaki tohumu bırakırdık; yeşermezse toprak utansın derdik. Gönüllü çalışanlarla dergi yayınlanmaya devam etti.

Bir gün yine Denizciler Caddesi’ndeki kitapçı dükkânında oturuyorduk. Muhterem ağabey, "Bir şeyler yiyelim." dedi. Bir tabak pekmez ve ekmek getirildi, o kadar. Bir arkadaş, somun ekmeğinin içini, pekmeze bandırdı, ekmek pekmezi sünger gibi emince, arkadaş koca lokmayı ağzına attı. Osman Yüksel ağabey de dedi ki: "Yahu sen ne yapıyorsun? Bataklık mı kurutuyorsun!"

Osman Yüksel Serdengeçti, çok şakacıydı. Cesurdu. Mal mülk, mevki makam peşinde değildi. Yıllar yılı peynir ekmek yahut pekmezle karnını doyurdu. Kimsenin parasını yemedi. O, bu davanın sefasında değil, cefasındaydı. İşkenceli, zor bir hayat mı istiyordu? Hayır! Amma biliyordu ki, İslam’a hizmet etmek isteyen, İslamiyet’i öğrenmek, anlamak, yaşamak isteyen mutlaka çile çekecekti.

Kula kul olmak için atılmadık meydana
Biz yalnız hakikate, Hakk’a secde ederiz.
Nasıl girdiyse dava sahipleri zindana
Bilsin ki dava sahipleri biz de öyle gireriz.

diye, şiirler okurdu.

Parkinson hastalığına yakalanmıştı. Elleri titriyordu. Çay getirdiler. Şekeri zorlukla bardağa attı, fakat kaşığı bardağa sokamadı. Şakacı ağabey, "Hey gidi Osman hey! Bir zamanlar Türkiye’yi karıştırırdın, şimdi bir çayı karıştıramıyorsun!" demişti…

Osman ağabey, Bediüzzaman’ı ziyarete gittiğinde, Bediüzzaman ona demiş ki: "Bir oğlum olsa ismini Osman koyardım. Sen benim manevi evladımsın." Manevi dünyamızda onun yeri büyüktür… Muhterem ağabeyim… Allah sana gani gani rahmet etsin…

Hekimoğlu İSMAİL | www.zaman.com.tr

Tam bu yazıyı okuduğum esnada Annem kahvaltıyı hazırlıyordu… Bir baktım sofraya beş çeşit… Mesut dedim… Sen ne kadar hizmet ettin İslam’a…

 

 

“Bu dava, ayıya dayı demeyenlerin davasıdır.” için 6 cevap

  1. derya dedi ki:

    Kötü niyetler, şer kuvvetler, Allah’a, millete, vatana koşanların yolları üzerine dikilmiş bulunuyor. Onların yüzüne huzurunuzda tükürüyorum!”
    budur işte! davaya sadıklık,davada cesaret…sadece er oğlu erlerin yapacağı iştir… serdengeçti..serden geçti ama değdi..arkasında dualarında onu unutmayan güzel yüreklıler bıraktı…ALLAHCC makamını salıhlerden etsın..amın…
    kardeşim sağolasın…yıne …

  2. derya dedi ki:

    http://www.itibarhaber.com/index.php/video/video-sohbet/diger-hocalar/827-islam-garip-basladi-yine-garip-hale-gelecektir-

    bu vıdeoyu yazını okuduktan sonra ekledım…rengı ,dılı ayrı,ama dava aynı dava..yol aynı yol…

  3. Ekrem Çelik dedi ki:

    Mesut dedim… Sen ne kadar hizmet ettin İslam’a…

    Eywallah kardeşim eline sağlık..Ne kadar hizmet ettik,ya da edebildik ?

    Allah yâr ve yardımcımız olsun..

    Vesselam

    Genç İslam – Ekrem

  4. cananberra dedi ki:

    Maasallah Kardesim…
    Harika bir yazi…
    Muhtesem bir sohbet…
    Bin kere okunasi, bin kere dinlenesi…
    Hizmet, Dava…Neresindeyiz?!?
    Allah razi olsun Hocam…
    Allah razi olsun kardesim…

  5. fatma dedi ki:

    Geleceğin sorumluluğu ,geçmişin hakkı,davanın büyüklüğü ve hocamızın yürek yakan
    sözleri varken nedir bu hiçlik diyorum..Ben hiç olsam da davam varken herşey olmalıyım..
    diyor insan..AllAH aklımıza dilimize dökülenleri hayatımıza dökebilmeyi nasip etsin inşallah
    ALLAH razı olsun….

  6. HK dedi ki:

    ALLAH RAZI OLSUN…

    ekledigin sohbetde mükemmel..gözyasimi tutamadim..gönderebilirmisin bunu bana?

Bir Cevap Yazın