Ayrılık

İşte böyleyim ben…

Yanımdayken bağırır, çağırır, sitem eder, kızar, küserim ama bir dakika uzağıma gidince böyle olurum…

Yanımda bilmiyormuş, sıkılıyormuş gibi durur, gözümün önünden kaybolduğun an feryad figan ederim…

O Güzel gözlerini, o nurani yüzünü, o sıcak sesini hep duyabilmenin verdiği garanticilik ve rahatlıkla sana her daim ulaşabilmenin verdiği ferahlıkla hep başka şeylerle meşgul oladururdum… Seni hep sonra’lara mahkum ettim çoğu zaman… ‘ Şimdi mi anladın? ‘ deme sakın, napayım bende böyleyim işte ötelere, uzaklara, bam başka diyarlara gittiğinde anlıyormuş insan kıymeti. Demek bir uçak bu kadar acımasız bu kadar insafsız bu kadar duygusuzmuş. O işlerini yaptığım severek oynadığım, çizdiğim, kurcaladığım uçaklar demek aslında birer canavarmış şimdi anladım. Bunları neden yazıyorum diye de sorma sakın bana, bu ayrılık gözyaşı olmadan güzel durmazdı bizde, sadece bil istiyorum…

Sen giderken öyle dimdik duruşum seni aldatmasın,

Valizini başındaki o güzel örtünü düzeltip eline aldığında ve o son kez dönüp minik tebessümünü hediye edişinde öyle gülüverdim sanma,

‘ Biniyorum ‘ diyerek telefonu kapadğında ‘ Allah’a emanetsin ‘ diyişimdeki sadelik seni üzmesin,

Hepsi hepsi otuz gün gidicek ve inşaAllah geleceksin.

Sen giderken saat 10:25’di, gidişinin üzerinden tam 3 saat geçti…

Şimdi ne zaman saate baksam 10:25…

Ayrılık (Azeri) by mithatamil

Bir Cevap Yazın