Asıl ihtiyar, gayesi biten, ümidi sönen kişidir!..

İlimde ve sanattaki geliÅŸmeler kıyamete kadar devam edecektir. İnsanlar ilim ve sanatta zirveye ulaşırken, rahatlığın, konforun ve zenginliÄŸin de uç noktalarına yaklaÅŸacaklar. Dünya nüfusu ne kadar artarsa artsın insanlar zengin haldeyken kıyamet kopacak. Demek ki zengin insanlar günah iÅŸlemeyi âdet haline getirecek. Dindarlar zengin olursa bu akıntı yavaÅŸlayacak; maddi ve manevi kıyamet de belki biraz geç kopacak. Velhâsıl dünyanın anahtarı dindarların elinde. Bu kapı ilim ve sanatla açılacak. Dindar için baÅŸka kurtuluÅŸ kapısı da yoktur. Ey ebedi saadetler diyarına uçmak isteyen dindar; ilim ve sanat kanatlarını tak, iman enerjisiyle sırat-ı müstakimde ilerle… Bir gayenin ardında koÅŸmak… Bizi koÅŸturacak bir ÅŸeyler olmalı… Kabir, bütün gücüyle bizi çekiyor. Durursak sanki kollarımızı koparacak. Yürüyüp onun çekiÅŸini azaltmalı… Uçağın motoru durursa uçak düÅŸer. İnsan da idealinde yürümezse, ölü gibi olur. Ya sanatın zirvesine tırmanmak veya ilmin cennet bahçelerinde gezmek yahut ahlakın meyvelerini yemek… Gayesiz ihtiyarların ölüm istediÄŸi sık sık duyulur. Onlar için hayat, gayesini yitirmiÅŸtir. Artık o hayatın tadı olmaz. YaÅŸamaktansa ölmek daha iyidir. Kâinatta mevcut olan her ÅŸeyin bir gayesi vardır. Kutup yıldızının gayesini biliyoruz, Süreyya’nın gayesi bilinmiyorsa, bilgisizliÄŸimizdendir. Kâinatta her ÅŸey bir nizam içindedir. Her ÅŸeyin bir diÄŸeri ile alakası vardır. Her ÅŸey birbirine muhtaçtır. Bunlar ya bir kaside kadar manzum veya bir manevi coÄŸrafya kadar belirli ve planlıdır. Her ÅŸeyin bir gayesi varken, her ÅŸey bir nizam içindeyken insan nasıl gayesiz ve nizamsız olabilir?.. Bence yaÅŸlılık, ne saçın aÄŸarması, ne belin bükülmesidir; gayesi biten, ümidi sönen herkes yaÅŸlıdır. YaÅŸlılık, ölümün ruhun bedenden ayrılması gibi, insanın dünyada iÅŸe yaramaz hale gelmesidir. Hakikat böyleyken, halen binalarda, elbiselerde, sofralarda saadet aranıyor. Gaye, miskin insanlara gayret vereceÄŸi gibi milletleri de ÅŸahlandırır. Romalılara, Roma imparatorluÄŸunu kurduran, Yunanlıları ta Hindistan’a koÅŸturan, Müslümanlara üç kıtada at oynattıran, Amerikalıları dünyada söz sahibi kılan, Slavlara hâkimiyet saÄŸlayan, Çinlileri uyandıran sadece gayedir. Ayetleri duyurmak için, Sinan gökleri aÅŸağı indirip kubbe yapmıştı. Her sanatkârın böyle bir gayesi vardır. Hangi birini sayalım?.. İnsanlık tarihi gaye sahibi insanlarla doludur. İnsanlığımızı onlara borçluyuz. Altı asır kadar yaÅŸayan Osmanlı Devleti’ni ayakta tutan sırlardan biri de İstanbul gibi ilim merkezlerine gelen gençlerin, doÄŸdukları yere dönüp orayı ihya etmeleridir. Hayatta ne kadar baÅŸarılı insan gördümse hepsinin de istikrarlı insanlar olduÄŸuna ÅŸahit oldum. BaÅŸarılı olmak istediÄŸimiz bir konuda hiç aksatmadan her gün yeteri kadar zaman ayırmalıyız. İnsan hayatının her safhasında, atacağı her adımda karşısına birçok zorluklar çıkabilir. Gaye sahibi insan "Ben Allah’ın izniyle bu iÅŸi yapacağım!" diye azmederse, o zorluÄŸu aÅŸar. Hayat iniÅŸ ve yokuÅŸlardan ibarettir. Her insanın yolunda yokuÅŸlar vardır. İnsan dikkat ederse, o yolda ayak izleri vardır. "Demek ki benden evvelkiler bu yokuÅŸu aÅŸmış, öyleyse ben de aÅŸarım" demeli ve yoluna devam etmelidir. 
Bir Cevap Yazın
